_ap_ufes{"success":true,"siteUrl":"alevihaber.ch","urls":{"Home":"https://alevihaber.ch","Category":"https://alevihaber.ch/category/alevilik/","Archive":"https://alevihaber.ch/2019/07/","Post":"https://alevihaber.ch/yargitay-zuhal-olcaya-verilen-hapis-cezasini-onadi/","Page":"https://alevihaber.ch/hesabim/","Attachment":"https://alevihaber.ch/?attachment_id=50495","Nav_menu_item":"https://alevihaber.ch/37422/","Custom_css":"https://alevihaber.ch/divi/","Dfp_ads":"https://alevihaber.ch/?dfp_ads=35135-2","Advanced_ads":"https://alevihaber.ch/advanced_ads/reklam/"}}_ap_ufee " />
Alevi Haber: Özgür, Bağımsız,Siyasi ve Ezilenlerin Haber Sitesidir.
Accueil / Ekonomi

Ekonomi

Önce Fitch şimdi de S&P! Türkiye’ye bir kötü haber daha

Reklamlar

Önce Fitch şimdi de S&P! Türkiye’ye bir kötü haber daha

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, ABD yaptırımlarının özellikle Türkiye’nin bankacılık sektörünü hedef alması halinde ülkenin kredi notunun düşürülebileceğini belirtti.

S&P, Türkiye’yi B+ kredi notu ve durağan görünümle derecelendiriyor ancak Fitch’in Cuma günü Türkiye’nin kredi notunu düşürmesi yakında daha fazla not indiriminin olup olmayacağına dair soru işaretleri yarattı.

Başlıca üç kredi derecelendirme kuruluşu olan S&P, Moody’s ve Fitch, Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyenin altında derecelendiriyor.

KREDİ NOTUNUN DEĞİŞMESİ PEK OLASI DEĞİL

Türkiye’nin ülke kredi notu analisti Maxim Rybnikov, “Amerikan yaptırımlarının ılımlı olması ve bankaları olumsuz etkilememesi halinde ülke kredi notunun değişmesi pek olası değil” açıklamasını yaptı.

Rybnikov, Türkiye B+ kredi notunda birçok riskin dikkate alındığını söyledi. Ancak yaptırımların bankacılık sistemini hedef alması halinde ise bankaların vadesi gelen borcunu çevirmek için yabancı sermaye piyasalarına erişime ihtiyacı olmaya devam ettiğini, bu yüzden böyle bir durumda ülke notunun da düşürülebileceğini ekledi.

Rybnikov aynı zamanda yaptırımların yabancı sermaye piyasalarına erişimi sınırlaması halinde Türkiye’nin ya IMF ya da sermaye kontrolleri gibi zor seçenekler arasında tercih yapması gerekebileceğini ifade etti.

Rybnikov’un açıklamalarına göre IMF anlaşması politik olarak zor olabilir, ancak sermaye kontrolleri kesinlikle zarar verici olabilir. Rybnikov, Türkiye ekonomisinin tarihsel olarak yabancı sermaye akışlarına bel bağladığını belirterek, sermaye kontrollerinin gelmesi halinde ise bu büyüme modelinin ortadan kalkacağını söyledi.

TCMB Başkanı’nın görevden alınması konusunda ise Rybnikov son yıllarda TCMB’nin imkan ve kabiliyetlerine zarar veren siyasi baskılar altında olduğunu söyledi.

Halk TV

Fitch, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü

Fitch, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü

Kuruluş, Türkiye’nin kredi notunun “BB”den “BB-” seviyesine düşürüldüğünü, not görünümünün “negatif” olduğunu bildirdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu indirdi.

Fitch Ratings’ten yapılan açıklamada, Türkiye’nin uzun dönem yabancı para cinsinden kredi notunun “BB”den “BB-” seviyesine düşürüldüğü, not görünümünün “negatif” olduğu bildirildi.

Açıklamada kredi notunun indirilmesinin nedenleri arasında, Merkez Bankası ile ilgili son gelişmeler, ekonomideki dengelenme için beklenen büyümenin gecikmesi, enflasyonun düşürülmesinde gecikme ve Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin teslimatının ABD yaptırımları riski taşıması gösterildi.

DUVAR

Doğu Akdeniz gerilimi artıyor: AB’den Türkiye’ye yeni uyarı

Doğu Akdeniz gerilimi artıyor: AB’den Türkiye’ye yeni uyarı, Ankara’dan tepki

Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine Akdeniz’e kıyısı olan Mısır da tepkisini dile getirdi

 

Doğu Akdeniz gerilimi artıyor: AB’den Türkiye’ye yeni uyarı, Ankara’dan tepki

Doğu Akdeniz’de Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına yönelik gerilim artarken, Avrupa Birliği’nden (AB) Ankara’ya yeni bir uyarı geldi.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Twitter üzerinden yayınladığı mesajda “Türkiye ile olumlu komşuluk ilişkileri sürdürme konusundaki iyi niyetimize rağmen, tansiyonun yükselmesi üzerine ve AB üyesi Kıbrıs’ın egemenliğini ihlal edecek şekilde adım atılması AB’nin daha önce kararlaştırıldığı gibi dayanışma içinde bu duruma cevap vermesine neden olacaktır” ifadelerine yer verdi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de Türkiye’nin bölgede sondaj çalışması yapmasının endişe verici olduğunu belirterek, ‘yaptırım’ sinyali vermişti.

Güney Kıbrıs ise Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sürdürdüğü petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına yönelik uyarıda bulunmuştu.

Yunanistan’ın yeni Dışişleri Bakanı Nikos Dendias da Euronews’a verdiği demeçte “Türkiye Kıbrıs’ın AB üyesi, egemen bir ülke olduğunu göz önüne alarak hareket etmeli. Uluslararası hukuğa aykırı davranmak Türkiye’ye bir şey kazandırmaz. Türkiye Doğu Akdeniz’in haylaz çocuğu gibi hareket etmeyi bırakıp modern ve ciddi bir oyuncu haline gelmelidir” dedi.

ANKARA’DAN ‘TERS TEPER’ AÇIKLAMASI

Avrupa Birliği ve Yunanistan’dan gelen son açıklamalara tepki gösteren Ankara ise petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına devam edileceğini vurguladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri konusunda yapılan uyarıları eleştirerek “Garantör ülkeler dışındaki ülkelerin açıklamalarını tamamen yersiz buluyoruz” dedi.

Bu konuda Avrupa Birliği’nin “Rum yanlısı tutum sergilediğini” belirten Çavuşoğlu, “AB’nin bize yönelik attığı adımın faydası olmaz, ters teper” ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan bir açıklamada ise Yunanistan’ın yeni Dışişleri Bakanı Dendias’ın sözlerine şu sözlerle tepki gösterildi:

“Dendias’ın ifadelerini yadırgıyoruz. ‘Avrupa’nın şımarık çocuğu’ unvanı esasen Yunanistan’a aittir. Avrupa’nın haylaz çocuğu ise, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Avrupa Birliği üyesi olan ve Yunanistan’la birlikte yıllardır Doğu Akdeniz’i istikrarsızlığa sürükleyen Güney Kıbrıs Rum yönetimidir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Doğu Akdeniz’deki gerilime ilişkin yaptığı bir açıklamada, “Bu konuda sağdan soldan bazı rahatsız edici sesler çıkabilir ama bu seslerin hiçbirisinin bizi bu yolumuzdan alıkoymayacağını daha önce de zaten açıkladık. Bugün de aynı noktadayım, aynı şeyleri söylüyorum” şeklinde konuşmuştu.

ABD, MISIR VE FRANSA’DAN DA TÜRKİYE’YE TEPKİ

Diğer yandan Doğu Akdeniz’deki gerginliğe ilişkin ABD, Mısır ve Fransa’dan da Türkiye’ye tepki geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, yaptığı yazılı açıklamada “ABD, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında sondaj faaliyetleri yapmak için devam eden girişimlerinden ve son olarak sondaj gemisi Yavuz’un Karpas Yarımadası açıklarına sevk edilmesinden derin endişe duymaktadır” dedi.

Ortagus ayrıca, Ankara’ya bölgedeki faaliyetlerini durdurma çağrısında bulundu.

“Tüm tarafları, bölgede tansiyonu artıracak adımlardan uzak durmaya ve kaçınmaya davet ediyoruz… Adanın doğal gaz ve petrol kaynaklarının, kapsamlı bir uzlaşma halinde, diğer tüm kaynaklarda olduğu gibi, iki toplum arasında eşit şekilde paylaştırılması gerektiğine inanıyoruz.”

Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine Akdeniz’e kıyısı olan Mısır da tepkisini dile getirdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizilerek “Türkiye’nin tek taraflı olarak yaptığı çalışmalar bölgedeki tansiyonu artırmaktadır” denildi.

Fransa ise Güney Kıbrıs yönetimi ile dayanışma içerisinde olduklarını belirterek, Türkiye’ye uluslararası hukuka saygı göstermesi gerektiğini belirtti.

Geçtiğimiz gün Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamada da “Kıbrıs’ın egemenliğine saygı duyulması gerektiği” ifade edilmişti.

NE OLUYOR?

Güney Kıbrıs yönetimi 2011 yılında petrol ve doğal gaz aramak için adanın güneyinde 13 parsel ilan ederek, bu parsellerin bir kısmında, uluslararası enerji şirketleriyle yaptığı anlaşmalar doğrultusunda sondaj çalışmalarına başladı.

Türkiye’nin ilk sondaj gemisi ‘Fatih’ ise geçen Mayıs ayında Kıbrıs’ın batısına ulaştıktan sonra sondaj çalışmalarına başladı. İkinci sondaj gemisi ‘Yavuz’ ise 8 Temmuz gece saatlerinde adanın kuzeydoğusundaki Karpaz burnu açıklarına ulaştı.

Milli Savunma Bakanlığı, Deniz Kuvvetleri’ne ait gemi ve hava vasıtalarının Doğu Akdeniz’de sondaj çalışması yürüten gemilere refakat ettiğini açıkladı.

Güney Kıbrıs’ın ilan ettiği parsellerden bazıları ise Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) ada açıklarında petrol ve doğalgaz araması için ruhsat verdiği alanlarla kesişiyor.

Her iki taraf da kesişen parsellerde sondaja başlamadı. Ancak taraflar, kesişen alanlar dışındaki bölgelerde yapılan arama ve sondaj çalışmalarına da tek taraflı gerçekleştirildikleri gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Söz konusu gerilim üzerine Avrupa Birliği, bölgedeki faaliyetlerinden ötürü Türkiye’ye karşı ortak bir tutum belirleme hazırlığı içerisinde bulunuyor.

Haftabaşında düzenlenecek AB Dışişleri Bakanları toplantısında Türkiye’ye ceza verilebileceği de belirtiliyor.

Kaynak: Karınca

E-İhracat, E-Ticaret Shopgez ile yeni dönem başladı.

E-İhracat, E-Ticaret Shopgez ile yeni dönem başladı.

 

E-İhracat, E-Ticaret Shopgez ile yeni dönem başladı.

İhracat ve E-İhracat yüksek seviye büyümeye başladı. Kısa süre önce açıklanan Türkiye Cumhuriyeti İhracat verilerine göre her geçen gün İhracat büyümeye devam ediyor. Bu ihracat verileri içerisinde E-İhracat git gide daha önemli rol oynamaya başladı.

Böyle bir zaman dilimi içerisinde yerli, İstanbul merkezli firma Buypaşa Bilişim Teknoloji Medya A.Ş bünyesindeki Shopgez projesi ile https://shopgez.com/ İhracat, E-İhracat ve E-Ticaret odaklı yüksek seviye ihtiyaç duyulan yeni çözümleri sunuyor. Bu sayede Shopgez projesi sunduğu hizmetler ile E-İhracat odaklı yeni bir dönem başlatmış oldu. Firma sahibi ve yetkilisi Gökhan Altıner ile 6 soru, cevap üzerinden Shopgez ve E-İhracat hakkında sizin için detaylı bilgileri bu yazımızda paylaşıyoruz.

Shopgez nedir?

Shopgez E-Ticaret ve E-İhracat yazılımı.

Shopgez’in farkı nedir?

Shopgez daha fazla E-İhracat odaklıdır. Biz genel Shopgez ile firmalara ve şahıslara gerek E-Ticaret olsun ve gerek E-İhracat olsun destek olmak istiyoruz. Shopgez maliyet açısından çoğu rakibine göre çok daha uygundur, maliyet açısından baktığımız takdirde Genç Girişimci, Mikro veya Kobi işletmeleri zorlayan bir durum yoktur tam aksine destekleyen bir ortam mevcuttur. Hizmet açısından ekibimiz yüksek seviye profesyoneldir. 15 yılı aşan tecrübe ve bilgi ile biz bu projeyi canlandırdık ve devam ediyoruz. Kısaca adlandırmamı isterseniz daha iyi hizmet, daha uygun maliyet ve E-İhracat odaklı.

E-İhracat neden yapılmalı?

E-Ticaret, İhracat ve E-İhracat bunların hepsi ticarettir. Sonuç olarak E-Ticaret hayatımızda git gide çok daha ciddi rol oynamaya başlıyor ve İhracatın sanal kısmı E-İhracattır. E-İhracat ile sınır ötesi satış yapabilirsiniz. E-İhracat ile yeni büyük piyasalara girebilirsiniz. E-İhracat ile devletimizin sunduğu gerek vergi iadesi olsun veya gerek teşvikleri olsun bunlardan faydalanabilirsiniz. E-İhracat ile işletmenizi büyütebilir ve aynı zamanda döviz kazanabilirsiniz. Genel özet olarak E-İhracatın firmanıza, çalışanlarınıza, size, alinize, çevrenize, çalıştığınız kargo firmanıza, çalıştığınız bankanıza, çalıştığınız ödeme kuruluşuna ve en önemlisi devletimiz Türkiye Cumhuriyetine çok büyük katkısı vardır ve olmaya devam edecektir.

E-İhracat mı yoksa İhracat mı sizce hangisi daha doğru?

Doğru, yanlış veya iyi, kötü diye bir durum yok.
E-İhracat ve normal İhracat arasında bazı benzerlikler olsa bile farklar mevcut.
İşleyiş, satış kanalları, hukuk, bankacılık, pazarlama, kargo gibi birçok maddede farklılık gösteriyor. İhracat toptan satış, sanayi ağırlıklı ve herkes İhracatı kolay kolay büyük çaplı gerçekleştiremiyor. Fakat isteyen herkes E-İhracat canlandırabilir. E-İhracat ile ticari sınırlarınızı aşıyorsunuz, yeni piyasalar keşfediyorsunuz, yeni daha büyük piyasalara adım atmış oluyorsunuz. Yabancı ve küresel çaplı piyasalarda toptan veya perakende odaklı yeni alıcılara çok daha kolay erişebiliyorsunuz.  Ayrıca yabancı perakende piyasası ile satışlarınızdan daha fazla kar elde edebiliyorsunuz. Mikro ihracat çözümleri ile kısa süre içerisinde vergi iadesi alabiliyorsunuz. Markanızı tüm dünyaya tanıtıyorsunuz. Ülkemizi, Türkiye’yi tüm dünyaya tanıtmakta siz de olumlu katkıda bulunmuş oluyorsunuz. Sonuç olarak ülkemizin yüksek seviye ticari ahlaka sahip tacirleri olduğunu göstermiş oluyorsunuz. E-İhracat gerçekleştirirken bir diğer yandan İhracatı da destekliyorsunuz. E-İhracat da, İhracatın bir parçasıdır, aslında yeni evrim almış halidir ve E-İhracat ile perakende odaklı olsanız bile toptan alıcı sizi bulur, hatta daha hızlı bulur. Toptan satışlarınızı da yüksek seviye destekler.

E-İhracat zor mu?

Şu şekilde aktarayım. İsteyen için İnstagram’dan satış yapmak kadar kolay. Kısaca korkacak bir durum yok. Ticaretten korkan tacir olamaz. Benim Ülkemin tacirlerinin ticarette korktuğuna inanmıyorum ve inanmak istemiyorum. E-İhracat, İhracata göre fark gösteriyor. Fakat sonuç olarak biz buradayız buyurun bize gelin ücretsiz size danışmanlık verelim, eğitim verelim size E-İhracatın ne kadar kolay ve güzel olabileceğini gösterelim.

E-İhracat için neye ihtiyacımız mevcut?

E-İhracatı bilmiyorsanız en önemlisi disiplin, bilgiye saygı, doğru bilgi ve doğru bilgiyi uygulama. Kısaca temel kurallar E-İhracat içinde geçerli diyebiliriz. Biz bilgiyi paylaşıyoruz ve destek oluyoruz. Bilgi paylaştıkça güzeldir fakat uygulandığını görünce bizim için çok daha güzel oluyor. Sonuç olarak memnun ve mutlu oluyoruz. Ayrıca şunu özellikle belirtmek isterim en önemli unsur bence zaman.
Lütfen bekleyenler var ise beklemeyin zamanı doğru değerlendirin. Bekleyenler sürekli bekler ve düşünür iken zaman geçiyor.

Yurt içi rakipleriniz veya yurt dışı rakipleriniz sizin atmadığımız fakat atmanız gereken adımları atıyorlar.  Rakiplerinizin olması her açıdan iyidir. Örnek veriyorum hizmetin kalitesini artırır. Fakat siz sürekli beklerseniz ve adım atmasanız sizin rakibiniz bile olmaz çünkü çok fazla düşünmekten faaliyete geçemiyorsunuz. Bu durumda rakibiniz olmaz. Bu nedenlerden dolayı ben herkese söylüyorum hemen şimdi en kısa süre içerisinde E-İhracata başlayın.

Bize son olarak ne aktarmak istersiniz?

Benim son sözüm. Şimdi E-İhracata başlayın. Beklemeyin. Korkacak bir durum yok.
Kafanızdaki soru işaretlerini gidermek ve başlamak için bizim ile her zaman iletişime geçebilirsiniz. Destek olmak, bilgimizi paylaşmaktan çok memnun oluyoruz ve oluruz. Şimdi E-İhracat zamanı. Saygılarımla.

Volkswagen efsane modelin üretimini durdurdu

Volkswagen efsane modelin üretimini durdurdu

Alman otomotiv devi Volkswagen, efsane modeli Beetle’ın üretimini durdurdu.

[Haber görseli]Volkswagen, 1938 yılında üretimine başlanan Beetle modelinin üretimini durdurdu.

Nazi Almanyası döneminde bir “prestij projesi” olarak sunulan Beetle, orta sınıf vatandaşın yükselen refahını sembolize etmek için kullanılmıştı.

Vokswagen 1998’de “New Beetle” adıyla modelin yeni versiyonunu piyasaya sürmüş, 2012’den itibaren ise 3. nesil modelleri üretilmeye başlanmıştı.

[Haber görseli]

Şirket, 2018’in sonunda bu modelin üretimini durduracaklarını açıklamıştı.

Dolarda fed etkisi

Dolarda fed etkisi

Fed Başkanı Jerome Powell‘ın faiz indirimi beklentilerini artıran açıklamaları sonrası dolar/TL geriledi.

[Haber görseli]Powell’ın Fed’in bu ay son 10 yıllık süreçte ilk kez faiz indirimi yapacağı beklentilerini güçlendiren konuşmasının ardından dolar/TL 5.6741’e kadar gerledi.

Kur güne 5.73-5.74 lra aralığında başlamış gün içinde 5.70’e kadar inmşti.

Dolar geçtiğmiz haftayı 5.63 lira seviyesnden kapatmıştı. Hafasonu Merkez Bankası Başkanı Murat Çetnkaya’nın görevden alınıp yerne yerine Murat Uysal’ın getirilmesiyle hafaya sert yükselişle başlamıştı.

Dolar/TL 21.50 itibariyle 5.69 seviyelerinde seyrediyor.

Merkez Bankası Başkanı görevden alındı

Merkez Bankası Başkanı görevden alındı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’yı görevden aldı, yerine Murat Uysal’ı atadı.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalara ilişkin karar, Resmi Gazete´de yayımlandı.

Bugünkü sayıda yer alan karara göre; Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya görevden alındı.

Çetinkaya’dan boşalan göreve Başkan Yardımcısı Murat Uysal atandı.

MURAT UYSAL KİMDİR?

1971 yılında İstanbul’da doğan Murat Uysal, Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi (İngilizce) İktisat Bölümünden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü Bankacılık Anabilim dalında yüksek lisans yaptı.

Meslek hayatına 1998 yılında bankacılık sektöründe başlayan Uysal, 2007-2011 tarihleri arasında Halkbankası’nda Para ve Sermaye Piyasaları Daire Başkanı olarak görev yaptı. 2011 yılı Kasım ayından itibaren de Halkbankası’nda Hazine Yönetimi’nden sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. Eş zamanlı olarak, 2008-2010 yılları arasında Halk Yatırım A.Ş. Denetim Kurulu üyesi, 2011 yılında Halk Portföy A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi, 2012-2014 yılları arasında Halk Portföy A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı, Nisan 2015 – Nisan 2016 tarihleri arasında Halk Leasing Finansal Kiralama A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi görevlerini yürüttü. 2014 yılı Mart ayından itibaren ise Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürdü. Uysal, 9 Haziran 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na görevine getirildi.

Murat Uysal, 6 Temmuz 2019 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığına atandı.

Arti gercek

Devlet için ,Vatan için ve Reisimizin bekası için

Milyonlarca memur ve emekli bu yüzden mi düşük zam aldı? Vahim iddia

Memur ve emeklilerin temmuz ayında alacağı zam oranı TÜİK verilerine göre belirlenen tüketici fiyat endeksine göre yüzde 5 ve yüzde 6 oldu. Yeniçağ yazarı Ahmet Takan, enflasyonun düşük gösterilmesi için çalışma yapıldığını belirterek Maliye ve Hazine Bakan Berat Albayrak’ın danışmanı Ertuğrul Altın’ın TÜİK bölge başkanlarına “Devlet için, vatan için, reisimiz için fiyatlar sayın Bakan’ın dediği gibi kontrol edilecek ve çıkacak’ dediğini yazdı.

[Haber görseli]

Haziran ayı enflasyonu yüzde 0.03 çıktı. Böylece TÜİK verilerine göre 6 ayda bir belirlenen memurun maaş zammı yüzde 6, emeklinin maaş zammı yüzde 5’te kaldı. Ancak enflasyonun nasıl düşük çıktığı konusunda büyük şüpheler bulunuyor. Vatandaşlar pazar ve marketlerde ‘enflasyon düşüşünü’ hissetmediğinden yakınırken konuyla ilgili Yeniçağ yazarı Ahket Takan’dan yeni bir iddia geldi.

Ahmet Takan’ın “Enflasyon rakamları “Reis”in bekasına bağlandı!.. ” başlıklı yazısına yer alan iddia şöyle: “TÜİK çalışanları üzerinde kurulan baskıyı anlatan üst düzey yetkili, şunları söyledi: Bölge müdürlerini çağırdılar. Önlerine hedef koydular. O hedefi tutturan bölge müdürleri belli. Yerleri sağlamlaştı. Hedefi tutturmayan bölge müdürleri değiştirebilirler.Bakan danışmanı Ertuğrul Altın, TÜİK başkanı haricinde bölge başkanlarını çağırıyor, ‘Herkes ayağını denk alsın medya ile konuşanların hepsine istediğimizi yaparız.Türkiye’nin ekonomik yapısının geleceğe yönelik zarar etmemesi lazım. Devlet için, vatan için, reisimiz için fiyatlar sayın Bakan’ın dediği gibi kontrol edilecek ve çıkacak’ diyor. Tehditler savuruyor.Temmuz ayını da şimdiden konsolide etmeye çalışıyorlar.Temmuz ayı rakamı yüzde 2,5 ile 3 arasında sınırlandırılacak. Şimdiden konuşuluyor. Yoksa sepet patlar!..Eskiden enflasyonun açıklanacağı gün sistem açılır başkan o zaman öğrenirdi. Kurumun bugün geldiği durum bu. “Beka” için pirincin fiyatını düşük gösterin!..”Beka” için şekerin fiyatıyla oynayın!..Mahalli seçimler nasıl “beka”ya bağlanıyor diye garip garip düşünüyorduk. Hayretlere düşmüştük. Enflasyon rakamlarının da “reis”in “beka”sına bağlandığını öğrenince merak içinde beklemeye başladım. Acaba sırada ne var?..”

ENFLASYON NASIL DÜŞÜRÜLDÜ?

Ahmet Takan 5 Ocak’ta yazdığı “TÜİK, enflasyonu böyle düşürüyormuş!.. ” başlıklı yazısında BİM ve A 101 marketlerinin enlasyon sepetine dahil edildiğini yazmıştı. Takan’ın yazısından bir bölüm şöyleydi: “TÜİK’den üst düzey bir bürokrat aradı, isminin yazılmaması şartıyla enflasyonun nasıl düşük çıktığını kısaca izah etmeye çalıştı; 2005 yılında belirlenmiş olan bir enflasyon sepeti var. Bu maddeler 100 kabul edilir, enflasyon ondan sonra hesap edilir. Daha önce 1994 yılı 100 kabul edilip hesaplar ona göre yapılıyordu.

Şimdi 2005 yılında zincirleme endeks diye bir güncel enflasyonu güncel geliştirebilen gerçekten doğru hesap edebilen bir sisteme geçilmişti. Bir süre takip edildi, bu 100 madde ilaveler çıkarmalar bir sürü şeyler oldu. Ama bugüne gelindiği zaman son 2 ayda olağan dışı bir şey oldu. Nedir? Bu enflasyon sepeti her sene Kasım ayında güncellenir. Ve Aralık ayında net güncellenir. Sepete girecek maddeler, yani aileler kullanmışsa onlar girer kullanmadığı malzemeler de çıkar. Bu Aralık ayında hesap edilir biter. Bu yılın zincirleme endeksi Aralık ayında bitmesi lazım. Ocak ayındaki enflasyon bu Aralık ayına göre ne yapacak? Güncellenen endeks sepetine göre değerlendirme olacak. Anladınız mı?.. Şimdi burada olağanüstü bir şey oldu. ‘Enflasyonla mücadele edeceğiz’ açıklamalarından sonra olağanüstü bir şekilde BİM ve A 101’lerden tüm bölgelere -26 bölgemiz var bizim- 26 bölge ve 81 ilimizde bazı ilçelerde buluna BİM ve A 101’lerden fiyat toplayacaksınız dediler.

Enflasyon sepetinde olan fiyatlar var ya onları toparlayacaksınız dediler. Ekim ayında emirle bunu söylediler. Oysa şöyle olması gerekiyordu, eğer ihtiyaç var ise ilgili bölgenin fiyat sorumlusu bunu ne yapacaktı? Bunu doğrudan doğruya kendi bölgesinden yazacaktı. Bu fiyatları başka işlerin ikamesi olarak Ankara’ya sunacak, Ankara’da kabul edecekti. Yani, ‘A’ marketinin fiyatlarında bazı sapmalar varsa, örneğin, çayı, pirinci eksik getirir… Bırakır o işyerini bir başka işyerine geçmesi gerekiyor, bunu bölge fiyat sorumlusu alması gerekiyordu. Ama Ankara talimatla BİM ve A 101’lerden alınmasını bildirdi.Neden bunu böyle yaptılar?Diğer marketlerde 10 çeşit pirinç varsa -en az 4 çeşit pirinç var- bunlar da 2 çeşit pirinç var. Kalitesine göre bunlardan fiyat alınır. Burada fiyatları standartlaştırmış oluyor. Bu da tüketicinin gerçek alım gücüne yansımıyor. Fiyat da böylece düşürülüyor. Metodolojiye ters. Neden?. Bunların geçen yıl Aralık ayında alınması gerekiyordu. Ona göre fiyatlar takip edilecekti ki 1 yılık artışlar ay ay takip edilmesi gerekiyordu. 2 ayda aldılar.Pat ne yaptılar?

Bir anda bazı elektroniklerin, otomobil fiyatları hiç yokken aldırdılar. Sanki her bölgede 1 aile otomobil alıyormuş gibi.. Ne oldu?.. ÖTV indirimi ile birlikte… Birden bire sepetin artış ve enflasyon oranlarını düşürdü. Neye göre?.. Göreceli olarak sübjektif olarak düşürdü. Kağıt ve sepet üzerinde gerçekten düşürüldü!..Bunların daha vahimi nedir?Temel fiyatlar 2 tur toplanır. Ayın 10 ile 15’i arasında birinci tur, 20 ila 25’i arasında 2. tur toplanır. Veri girişi yapılır, bu merkeze anında düşer. Ayın 26’sında enflasyon fiyatlarına parfüm ve hediyelik eşyalarla ilgili bir talimat gönderdiler.

2. tur fiyatlarını kabul etmediler. Son alınan fiyatları tamamen yeniden aldırdılar. ‘Öyle geçerli olacak’ dediler. Vahimi buydu. 26 Aralık’ta fiyatları tekrar derlettiler parfüm ve diğerlerinin de alınması talimatıyla. Eskiden alınan parfüm fiyatlarını kabul etmediler. Yılbaşı dolayısıyla indirime girdi ya bunların çoğu… Bütün metodoloji ve kuralları bozdular. 26’sından sonra alınan rakamlar geçerli oldu ve enflasyon düşük çıktı. Zaten, bütün bölge müdürleri ve daire başkanlarını da mülakata çağırdılar. Niye? Gözdağı veriliyor. Kol kırıldı yen içinde kaldı!..”Demek hedeflerin tamamı böyle tutturuluyormuş!..”

Cumhuriyet

Sigara ve alkole zam geldi

Sigara ve alkole zam geldi

Sigara ve alkol ürünlerine ÖTV zammı geldi. Yasa ile daha önce yılda 2 kez enflasyon güncellemesi yapılacağı belirtildiği için bu kez yeni ÖTV oranlarını gösteren liste Resmi Gazete’de yayımlanmadı.

[Haber görseli]

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesine konuldu. Yapılan değişiklikler ile sigaranın ÖTV’si 55 kuruş, 50 cl’lik biranın ÖTV’si 42 kuruş, 70’lik rakı 7.27 lira, 70’lik şarap 58 kuruş zamlandı.

Habertürk’ten Rahim Ak’ın haberine göre, yapılan ÖTV değişikliği ile yılbaşında zam yapılan sigaranın ÖTV’si yeniden artırıldı. Sigara şirketleri yılbaşında yapılan 4 liralık ÖTV zammının 2 lirasını fiyatlarına henüz yansıtmışken bu kez 46 kuruşluk fiyat artışı daha yapmak zorunda kalacaklar. Yapılan değişiklik ile sigara başına 0.2676 liradan olan asgari maktu vergi 0,2895 liraya yükseltildi. Böylece paket başına asgari maktu vergi 5 lira 35 kuruştan 5 lira 77 kuruşa çıktı. Maktu vergi tutarı da 0.42 liradan 0.4539 liraya yükseltildi. Böylece 1 paket sigaradaki ÖTV oranı 5.79 liradan 6.24 liraya tırmandı. ÖTV üzerinden KDV de alındığı için vergi tutarı 55 kuruş arttı.

70’lik rakı 142 lira
Üç sayılı listede yapılan değişiklik ile biranın ÖTV’si 1.7694 liradan 1.9125 liraya çıktı. Biranın vergisi hesaplanırken bu tutar biranın alkol oranına bölünüyor. Yani yüzde 5 ile çarpılıyor. 50’lik biranın ÖTV’si böylece 4.42 liradan 4.78 liraya çıkıyor. KDV de eklendiğinde vergi 42 kuruş artarak 5.21 liradan 5.64 liraya tırmanıyor. Şarapta ise 1 litrenin ÖTV’si 8,69 liradan 9,40 liraya çıkarıldı. Böylece 70 cl’lik şarabın vergisi KDV ile birlikte 7.18 liradan 7.77 liraya ulaştı. 70’lik rakıda ise ÖTV ve fiyat yüksek olduğu için artış daha yüksek oldu. Rakı, Cin, votka ve viski gibi ürünlerde ÖTV 241,73 lira yerine 261,28 oldu. Bu artış litre ve tam alkolün fiyatı olduğu için rakam örneğin yüzde 45 olan rakının alkol derecesi ve 70 cl’ye bölündüğünde toplam vergi KDV ile birlikte 89,8 lira yerine 97.12 lira oldu. Başka bir değişle 7.27 lira arttı. 70’lik rakının fiyatı da böylece 142.5 liradan 150 liraya dayandı.

Benzine okkalı zam ! 27 kuruş zam geldi: Fiyatı 7 lirayı aştı

Benzine okkalı zam ! 27 kuruş zam geldi: Fiyatı 7 lirayı aştı

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası’ndan edinilen haberde benzine 27 kuruş zam geldiği belirtildi. Benzinin litresi İstanbul’da 7,08’e yükseldi.

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikasından (EPGİS) edindiği bilgiye göre, Ankara’da ortalama 6,89 liradan satılan benzinin litre fiyatı 7,16 lira olacak. Benzinin litresi İstanbul’da 6,81 liradan 7,08 liraya, İzmir’de 6,88 liradan 7,15 liraya yükselecek.

Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösteriyor.

Haber3

%d blogcu bunu beğendi: