_ap_ufes{"success":true,"siteUrl":"alevihaber.ch","urls":{"Home":"https://alevihaber.ch","Category":"https://alevihaber.ch/category/alevilik/","Archive":"https://alevihaber.ch/2019/05/","Post":"https://alevihaber.ch/mhpli-baskanin-neden-olduruldugu-ortaya-cikti/","Page":"https://alevihaber.ch/hesabim/","Attachment":"https://alevihaber.ch/mhpli-baskanin-neden-olduruldugu-ortaya-cikti/2avdnquiuo5hcuscjpagow7giywzgtnc9wzjwoqw/","Nav_menu_item":"https://alevihaber.ch/37422/","Custom_css":"https://alevihaber.ch/divi/","Dfp_ads":"https://alevihaber.ch/?dfp_ads=35135-2","Advanced_ads":"https://alevihaber.ch/advanced_ads/reklam/"}}_ap_ufee " />
Alevi Haber: Özgür, Bağımsız,Siyasi ve Ezilenlerin Haber Sitesidir.
Accueil / Güncel

Güncel

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a ‘Hırsız’ yanıtı

Reklamlar

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a ‘Hırsız’ yanıtı

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla’da Otobüsçüler son durağını ziyaret etti.

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, Erdoğan’ın “Hırsızlara bu işi bırakmayacağız” sözlerine “Ramazan ayında kul hakkı yiyen kim varsa Allah ıslah etsin. Adaletten yana olan bir ortam oluşsun ülkemizde. Milletimizin hak, hukuk, adalet duygularını sıkıntıya uğratacak herhangi bir kararın ülkenin gündeminden düşmesi için dua ediyorum” diye yanıt verdi.

Sözcü’den Fatma VURGUN’un haberine göre; Erdoğan’ın bugün cami açılışında “Hırsızlara bu işi bırakmayacağız” sözleri hatırlatıldı. İmamoğlu, “Ramazan ayında kul hakkı yiyen kim varsa Allah ıslah etsin. Adaletten yana olan bir ortam oluşsun ülkemizde. Milletimizin hak, hukuk, adalet duygularını sıkıntıya uğratacak herhangi bir kararın ülkenin gündeminden düşmesi için dua ediyorum Bu hususta yanlış kararlar verenlerin de bu ülkenin hangi ortamında, kadrosunda olursa olsun inşallah biran önce yerleri değişir. Duam bu. Duama şunu ekleyeyim; Allah iftiradan korusun herkesi. Allah, yalan söyleyen, kul hakkı yiyen kim varsa, ıslah etsin onları. Ramazan ayında yapacağım tek dua budur. Kötü söz sahibine aittir. Diyeceğim bu kadar.” diye yanıt verdi.

“SAĞLIKLI BİR İLETİŞİM SAĞLADIK”

Çıkışta ziyaretine ilişkin açıklama yapan İmamoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle organik ilişkisi olan otobüsçüler, taksiciler, minibüsçüler gibi, bu meslek sahiplerini yok sayan anlayıştan ziyade, biz alt komisyonlar kurarak meslek erbabı insanları o masada İBB ile beraber düşünmeye ve üretmeye, bir arada karar vermeye dönük taahhüdümüzü kendilerine ifade ettik. Bizim temel duruşumuzda amacımız şu: İstanbul halkı ucuz, sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir hizmet alsın ulaşımda. İkinci aşamasında ise bu işi yapan esnafımız da mutlu ve huzurlu olsun. İşin üçüncü boyutunda biz varız, İBB var. O da minibüsçüye, taksiciye, otobüsçüye hem teminat olma hem denetleme hem de kontrol etme sürecini ortaya koyacağımızı dile getirdik. Sağlıklı bir iletişim sağladık.” diye konuştu.

Toplumsal

15 yaşındaki Muhammet: ”Senin hakkını yediler Ekrem Abi!”

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nde 15 yaşındaki Muhammet Nasuroğlu ile ilginç bir sohbet gerçekleştirdi.

İBB’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nde vatandaşlarla buluştu. Yoğun ilgi gören İmamoğlu, 15 yaşındaki Muhammet Nasuroğlu ile ilginç bir sohbet gerçekleştirdi. Nasuroğlu, İmamoğlu’na olan sevgisini, ”Ekrem Abi, ben seni çok seviyorum vallahi. Mutlu oldum ya. Tek inandığım siyasetçi sensin” sözleriyle dile getirdi. İmamoğlu, ”Seviyorsan sarılacaksın” diyerek Nasuroğlu ile kucaklaştı. İmamoğlu, ”Abi ama senin hakkını yediler ya” diyen Nasuroğlu’na, ”Yedirtmeyiz. Yine güzel olacak” yanıtını verdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftar öncesinde, kendi döneminde yapılan Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nde vatandaşlarla buluştu. İmamoğlu’nun Yaşam Vadisi’ne geldiğini gören vatandaşlar, seçilmiş İBB Başkanı’nın etrafını kuşattı. Kimi vatandaşlar İmamoğlu ile ”selfie” yaparken, kimi yurttaşlar da cep telefonlarından yaptıkları canlı yayınlarla yakınlarını İBB Başkanı ile buluşturdu. Kendisine alkışlarla destek veren vatandaşlarla keyifli sohbetler gerçekleştiren İmamoğlu, ”Yaşam Vadisi müthiş. Çok özledim, onun için dalıverdim” dedi.

”İNSANLARA UMUT OLDUN”

Muhammet Nasuroğlu adındaki 15 yaşındaki genç, İmamoğlu’na olan sevgisini, ”Ekrem Abi, ben seni çok seviyorum vallahi. Mutlu oldum ya. Tek inandığım siyasetçi sensin” sözleriyle dile getirdi. İmamoğlu, ”Seviyorsan sarılacaksın” diyerek Nasuroğlu ile kucaklaştı. İmamoğlu, ”Abi ama senin hakkını yediler ya” diyen Nasuroğlu’na, ”Yedirtmeyiz. Yine güzel olacak” yanıtını verdi. Mehmet Yazıcı isimli bir vatandaş da fotoğraf çektirdiği İmamoğlu’na, üzerinde ”Her şey çok güzel olacak” yazılı 2 farklı renkte tişört hediye etti. Bu sırada bir vatandaş, İmamoğlu’na, ”İnsanlara umut oldun. İyi ki varsın” sözleriyle destek verdi.

İmamoğlu’nun kucağına verilen Alp Deniz Ekmekçi adlı 8 aylık bebek, İBB Başkanı’nın kucağından inmek istemeyince, bir vatandaş espriyi patlattı: ”Geleceğin sizde olduğunu anladı Başkanım.” Yüzlerce Beylikdüzü sakini ile fotoğraf çektiren İmamoğlu, ”Her şey çok güzel olacak” diyerek, zorlukla da olsa Yaşam Vadisi’nden ayrılıp, iftar yapacağı Gürpınar’daki eve doğru yola çıktı.

Haber3

15 yaşındaki Muhammet: ”Senin hakkını yediler Ekrem Abi!”

 

Erdoğan’dan iki üniversite bitirmiş kadına skandal sözler!

Erdoğan’dan iki üniversite bitirmiş kadına skandal sözler!

YSK 31 Mart İstanbul seçimlerinin iptaliyle ilgili önceki gün bildirdiği gerekçeli kararında “sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmayan kişilerden oluşmaması’ iddiasını savunmuştu. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün katıldığı cami açılışında 23 Haziran seçimlerine ilişkin “Bu sandığın hakkını vereceğiz. İnşallah hırsızlara bu işi bırakmayacağız” dedi. Erdoğan iki üniversite bitirmiş EYT mağduru, işsiz evli kadının “iş bulamıyorum” isyanına da skandal sözlerle yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu külliyeyi maksadına uygun olarak kullanmayı Rabbim bizlere nasip etsin. Gerçekten güzle bir eser kazandırılmış oldu. Burası yoğun şekilde gelişiyor. Gelişirken bizim Osmanlı’dan beri kültürümüz budur. Önce merkezde camilerimiz yer alır. Ondan sonra genişler gelişir. Burası da şu anda böyle. Buraya önce binalar, sonra bu cami yapılmış oldu. Gerek erkek, gerek bayan mescidi ile, gerek konferans salonu ile adeta bir külliye gibi burada faaliyette bulunacak. Etraf Selçuklu mimarisi güzel bir örneğini teşkil ediyor. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

YSK 31 Mart İstanbul seçimlerinin iptaliyle ilgili önceki gün bildirdiği gerekçeli kararında “sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmayan kişilerden oluşmaması’ iddiasını savunmuştu. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün katıldığı cami açılışında 23 Haziran seçimlerine ilişkin “Bu sandığın hakkını vereceğiz. İnşallah hırsızlara bu işi bırakmayacağız” dedi. Erdoğan iki üniversite bitirmiş EYT mağduru, işsiz evli kadının “iş bulamıyorum” isyanına da skandal sözlerle yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu külliyeyi maksadına uygun olarak kullanmayı Rabbim bizlere nasip etsin. Gerçekten güzle bir eser kazandırılmış oldu. Burası yoğun şekilde gelişiyor. Gelişirken bizim Osmanlı’dan beri kültürümüz budur. Önce merkezde camilerimiz yer alır. Ondan sonra genişler gelişir. Burası da şu anda böyle. Buraya önce binalar, sonra bu cami yapılmış oldu. Gerek erkek, gerek bayan mescidi ile, gerek konferans salonu ile adeta bir külliye gibi burada faaliyette bulunacak. Etraf Selçuklu mimarisi güzel bir örneğini teşkil ediyor. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet

Ilhan Cihaneri tutuklatan Eski savcı Osman Şanal’a FETÖ’den hapis

Ilhan Cihaneri tutuklatan Eski savcı Osman Şanal’a FETÖ’den hapis

Eski savcı Osman Şanal’a “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Osman Şanal’ın ismi dönemin Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’i makamında gözaltına almasıyla duyulmuştu.

[Haber görseli]

Eski savcı Osman Şanal, Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) üye olmak suçundan yargılandığı davada 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık Şanal, tutuklu bulunduğu cezaevinden telekonferans aracılığıyla bağlandı. “Katılan” sıfatıyla dosyada yer alan eski savcı İlhan Cihaner ile avukatı Turgut Kazan da duruşmada hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı Sebahattin Sarıdoğan, önceki celse alınan ara karar gereği dava dosyasına gelen evrakı okudu. Ardından esasa ilişkin savunmasını yapmak için sanık Şanal’a söz verdi.

Şanal, darbe girişimi sırasında Düzce Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığını ve meydana gelen hadiseleri televizyondan öğrendiğini savundu.

Herhangi bir terör örgütüyle irtibatı bulunmadığını ileri süren Şanal, hakkında FETÖ’cü olduğuna ve üniversite eğitimi sırasında örgüt evlerinde kaldığına dair tanık beyanlarını da reddetti.

[Haber görseli]

Erzincan’daki Ergenekon soruşturması kapsamında İlhan Cihaner’i makamında gözaltına alınmasının hukuki olduğunu savunan Şanal, “Cihaner soruşturması daha önce defalarca yargı denetiminden geçti. Cihaner ve avukatı Turgut Kazan, mahkemeyi baskı altına almaya çalışıyorlar. O dönem Kazan, beni hükümetin tetikçisi olarak suçladı. Şimdi de FETÖ’cü olarak suçlanıyorum.” diye konuştu.

Örgütün gizli haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespiti kabul etmeyen Şanal, ByLock’un dijital bir veri olduğunu ve hükme esas alınacak bir delil olmadığını iddia etti.

Sanık avukatı Ali Alagöz de sanık Şanal’ın ByLock kullanmadığının mahkemeye sundukları uzman raporuyla kanıtlandığını iddia etti. Alagöz, müvekkilinin 35 aydır tutuklu olduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu.

Cihaner’in avukatı Turgut Kazan ise sanığın FETÖ üyeliğinden değil yöneticiliğinden cezalandırılmasını talep etti.

Verilen kısa aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Şanal’a “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

[Haber görseli]

TÜRKİYE TARİHİNDE BİR İLK YAŞANMIŞTI

Türkiye tarihinde ilk kez bir başsavcı makamında açtığı soruşturma nedeniyle makamında gözaltına alınmıştı. Cihaner’in tutuklandığı gün yaşananlar arşivde şöyle yer alıyor:

“Cihaner, yaklaşık 6.5 saatlik sorgusunun ardından, tutuklanma talebiyle Nöbetçi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Başsavcı Cihaner’i sorgulayan Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal ise 06.00 sıralarında Adliyeden çıkarak evine gitti. Saat 10.00 sıralarında da Cihaner tutuklandı.”

BEKİR BOZDAĞ, ŞANAL’I SAVUNMUŞTU

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in adliyedeki odasını ve evini arayan ve tutuklanmasını sağlayan Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal’ın yetkileri HSYK tarafından kaldırılmıştı. Bu karar üzerine açıklama yapan Adalet Bakanı Bozdağ, Şanal’ı savunmuştu. Bekir Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) kararının çok açık bir Anayasa ve yasa ihlali olduğunu iddia ederek, “HSYK kendi meşruiyetini tartışılır hale getirmemelidir ama bu karar HSYK’nın meşruiyetini de sorgulanır hale getirmiştir. Açık ve net olarak söylüyorum ki HSYK kararı hukuka aykırıdır. Adil yargılamayı etkilemeye bir teşebbüstür” demişti.

Cumhuriyet

Binali Yıldırım İBB etkinliklerine hangi sıfatla katılıyor?

Binali Yıldırım İBB etkinliklerine hangi sıfatla katılıyor?

AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, bu kez İBB ile BEM-BİR-SEN arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi törenine katıldı.

Geçtiğimiz gün de İETT yetkilileri ile görüştüğünü ve halk otobüsü şoförlerine akbil indiriminden kaynaklanan farkı belediyenin ödeyeceğini söyleyen Binali Yıldırım, bu kez de İBB ile BEM-BİR-SEN arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi törenine katıldı.

İBB CHP Grup Başkan Vekili Doğan Subaşı, “Adaylardan biri imza törenine nasıl davet ediliyor? Kim davet ediyor?” sorularını yöneltti. Subaşı, Yıldırım’ın devlet olanaklarını kullandığını söyledi.

İBB ve bağlı kuruluşları İSKİ ile İETT’de çalışan 13 bin 681 memuru kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesi dün Yenikapı’daki Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde törenle imzalandı. BEM-BİR-SEN İstanbul İftarı ve Sosyal Denge Sözleşmesi imza törenine İBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, BEM-BİR-SEN Genel BaşkanıLevent Uslu, İSKİ Genel Müdürü Fatih Turan, İETT Genel Müdürü Ahmet Bağış, AKP İBB adayı Binali Yıldırım, İBB yöneticileri, İBB çalışanı ve davetliler katıldı.

Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre, Yıldırım burada yaptığı konuşmasında belediyede kadro mağduriyeti yaşayanların sorunlarını çözeceklerini belirterek itfaiyecileri de meslek olarak tanımlayacaklarını söyledi. Yıldırım’ın “İki bayram arasında Ramazan ve Kurban Bayramı arasında 23 Haziran’da İstanbul bayramına hazır mısınız?” sorusunu davetliler “Hazırız” diye yanıtladı.

‘Kim davet ediyor?’

Yıldırım’ın İBB’nin resmi törenine katılması ve burada seçim propagandası yapmasına İBB CHP Grup Başkan Vekili Doğan Subaşı tepki gösterdi. Subaşı, “Adaylardan biri sosyal denge sözleşmesi imza törenine nasıl davet ediliyor? Kim davet ediyor? Eğer adaylar davet edilecekse Ekrem İmamoğlu niye davet edilmiyor? sorularını yöneltti.

‘Uyanıklık politikası’

Subaşı, Yıldırım’ın sözleşmeyi kendi imzalamış gibi konuşma yaptığını belirterek sosyal denge tazminatı yeni bir şey veriliyor gibi suistimal edildiğini söyledi. Subaşı, “Buna uyanıklık politikası diyorum. Uyanıklık politikası ile ne devlet ne belediye yönetilir” diye konuştu.

Binali Yıldırım geçtiğimiz gün de İETT yetkilileri ile görüştüğünü ve halk otobüsü şoförlerine akbil indiriminden kaynaklanan farkı belediyenin ödeyeceğini söylemişti.

ABC

Vatan Partisi’nden ‘Komünist Başkan’ hakkında suç duyurusu

Vatan Partisi’nden ‘Komünist Başkan’ hakkında suç duyurusu

Vatan Partisi üyeleri, kamuoyunda ‘Komünist Başkan’ olarak tanınan Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ve belediye tabelalarında ‘Tunceli’ yerine ‘Dersim’ yazılması kararına imza atan Belediye Meclisi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan, Ankara Adalet Sarayı önünde yaptığı açıklamada, belediye tabelasına ‘Tunceli’ yerine ‘Dersim’ yazılması yönündeki Belediye Meclisi kararının hukuksuz olduğunu savundu.

‘Suçu ve suçluyu övme’, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama’, ‘kanunlara uymama’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlarından Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ve Belediye Meclisi’nde karara onay veren üyeler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Reyhan, şunları söyledi:

“Buradan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e sesleniyoruz. Bu rezalete izin vermeyin. Bu sözde karar, önce valinin önüne gidecektir. Kararın reddedilmemesi halinde Vatan Partisi kararın iptali için ayrıca idare mahkemesine gidecektir. Bu kanun tanımazlığa izin verirseniz yarın her Belediye Meclisi kafasına göre il, ilçe isimlerini değiştirme cüretinde bulunur.”

Reyhan ve parti üyeleri, açıklamanın ardından suç duyurusu dilekçesini verdi.

Sputniknews

 

CHP sandık kurullarındaki 23 Haziran skandalını ortaya çıkarttı

CHP sandık kurullarındaki 23 Haziran skandalını ortaya çıkarttı

YSK, sandık kurullarında kamu görevlisi olmayanların görevlendirilmesini gerekçe göstererek seçimleri iptal etmişti. CHP, 23 Haziran seçimleri için oluşturulan sandık kurullarında yine kamu görevlisi olmayanların görevlendirildiğini tespit etti.

YSK’nın İstanbul seçimlerinin iptal edilmesine gerekçe gösterdiği kamu görevlisi olmayanların sandık kurullarında görevlendirilmesi, 23 Haziran seçimleri için oluşturulan listelerde de ortaya çıktı.

Beykoz’da devlet memuru olmayan 4 kişinin sandık kurullarına görevli olarak atandığını tespit eden CHP, Beykoz İlçe Seçim Kurulu’na itirazda bulundu. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan kararla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal edilmesi sonrasında iptale gerekçe gösterilen durumun yeniden ortaya çıkmasına CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da tepki gösterdi.

CHP’li Kaftancıoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Sandık kurullarını oluşturanlar onlar. Sandık kurullarındakiler memur değil diye seçimi iptal eden onlar. Şimdi 23 Haziran için oluşturulan sandık kurullarına yine memur olmayanları atayanlar yine onlar. Bu seçimden sonra bir kez daha mızıkçılık yaptırmayacağız ama bunu bilsinler. Hem sandık kurullarını kendileri belirleyip hem de kendi belirledikleri sandık kurullarında memur olmayanlar var diyerek seçim iptal edenler şu an kendi yaptıklarına, söylediklerine bile inanmıyorlar.

Beykoz’da devlet memuru olmayanları sandık kurullarına üye yazdıklarını tespit ettik. Bugün sandık kurullarıyla ilgili itirazlar için son gün. İstanbul’un tüm ilçelerinde incelemelerimizi, araştırmalarımızı yapıyoruz. Beykoz’da tespit ettiğimiz durumla ilgili hemen ilçe seçim kuruluna itirazda bulunduk. 23 Haziran’dan sonra mızıkçılık yapmalarına müsaade etmeyeceğiz.

Sandık sonuçlarında istediğini alamayan, siyaset sahnesinde aradığını bulamayanlar milletin iradesi dışında başka yollardan medet ummaktan vazgeçsinler. Gerekçelendiremedikleri bir kararla halkın iradesini gasp edenler, 23 Haziran’da halkın gerekçeli kararını gördüklerinde hiç şaşırmasınlar. 23 Haziran’da hak kazanacak, halk kazanacak, hakikat kazanacak ve her şey çok güzel olacak.”

c-1.PNG

Halk TV

 

Üstü kirli diye minibüste koltuğa oturtmadılar

Üstü kirli diye minibüste koltuğa oturtmadılar

 

Mersin’in Erdemli ilçesinde üzeri kirli diye yolcu minibüsünde koltuğa oturtulmayan oturtulmayan 12 yaşındaki Suriyeli, yaşadıklarını kameralara anlattı.

Mersin’in Erdemli ilçesinde üzeri kirli diye yolcu minibüsünde koltuğa oturtulmayan çocuk, yaşadıklarına üzüldüğünü söyledi. Erdemli’de bir yolcu minibüsüne binen ancak üzeri kirli olduğu için koltuğa oturtulmayan 12 yaşındaki Suriyeli Muhammed H., yaşadığı o anları İHA muhabirine anlattı. Muhammed H., “Adam bana ‘işaret ettiğim yere otur’ dedi. Neden dedim. ‘Elbisen kirli’ dedi. Bir şey olmaz dedim, parasını verdim dedim, ama adam ısrar etti, illa yere oturmamı istedi. Ben de oturdum. O zaman da uykum geldi, yattım” dedi. Bütün olan bitenin ‘değnekçi’ diye tabir edilen kişiyle gerçekleştiğini ifade eden Muhammed H., “Bu kişi koltuğa oturduğum halde çağırdı, yere oturttu. Burada oturacaksın dedi. Elbisemin yağ olduğunu, kirli olduğunu söyledi. Parasını verdiğim halde niye böyle yaptı anlamadım. Bir kadın da benim yerde fotoğrafımı çekmiş. Niye çekiyor ki, yanı boştu, yanına beni niye oturtmadı” diye konuştu.

“EKMEĞİMİ ARIYORUM, NEREDE İŞ BULSAM GİDİYORUM”

Muhammet H., “Nerede iş bulsam orada çalışıyorum. Belirli bir yerde çalışmıyorum. Ekmeğimi arıyorum, nerede iş bulsam gidiyorum. Biz 4 kardeşiz. Ben en büyükleriyim. 6 yıldır buradayım. Babam hasta, ameliyat oldu. Kendisi asansör ustası. Düştü, yaralandı, ameliyat oldu. 1 senedir çalışmıyor. Okula gidiyordum, 2 sene okudum ama 1 yıldır gidemiyorum” dedi. Yorgunluktan uyuduğunu, yaşadıklarının kendisini çok üzdüğünü dile getiren Muhammed H., okumak istediğini de söyledi. Ailesinin yardıma ihtiyacı olduğunu dile getiren Muhammed H., “Allah razı olsun Türkiye’ye geldik. Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkür ediyorum. Bana yardım eli uzatırlarsa okumak isterim. Babam kaza sonucu ameliyat olduğu için 1 senedir oturuyor. Bize yardım etseler çok sevinirim” şeklinde konuştu.

Haber3

 

Kaftancıoğlu’ndan ’11 yıl hapsi isteniyor’ iddiası için açıklama

Kaftancıoğlu’ndan ’11 yıl hapsi isteniyor’ iddiası için açıklama

Sabah Gazetesi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında soruşturma başlatıldığını ve 11 yıla kadar hapsi istendiğini iddia etmişti.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’ndan, Sabah gazetesinin ‘hakkında, 11 yıl hapis cezası istendi’ iddiasına açıklama geldi. Kaftancıoğlu, “Tarafıma resmi bir tebligat ulaşmadan yandaş medya organlarına sızdırılması soruşturmanın gizliliği açısında skandal, ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum” dedi.

Sabah gazetesinden Nazif Karaman, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından Kaftancıoğlu hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 15 Ocak 2018’de soruşturma başlatıldığını ve bu kapsamda 2 yıl 9 aydan 11 yıla kadar hapis cezası istendiği ileri sürmüştü. Sabah, daha sonra haberi sitesinden kaldırmıştı.

Kaftancıoğlu, Twitter hesabından paylaştığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

“2018 Ocak ayından itibaren hakkımda soruşturmalar başlatılmış ve bu soruşturmalarla ilgili 12 Aralık 2018 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade vermiştim. Soruşturma dosyasında, ifade özgürlüğü kapsamında yer alan şahsıma ait beyanlarım ile birlikte; üretilmiş, kurgulanmış, sahte ifadeler de bulunmaktaydı.

Yazıldığı ve kabul edildiği söylenen iddianameye ilişkin tarafıma resmi bir tebligat ulaşmadan yandaş medya organlarına sızdırılması soruşturmanın gizliliği açısında skandal, ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum olmuştur. Soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi kadar önemli olan bir diğer husus ise, nasıl ve hangi amaçlarla bu ihlale göz yumulduğu ile sızdırmanın zamanlamasıdır.

Hukuk eliyle gösterdikleri sopayla susturacaklarını, korkutacaklarını, yıldıracaklarını zannedenler olabilir. Ancak bilinsin ki tek gündemi İstanbul’un çocukları, gençleri, kadınları, yoksulları kısacası on altı milyon vatandaşı için hiç durmadan, dinlenmeden, yorulmadan çalışmaktır.

Zaman susma değil tam tersine vatandaşa hakikati daha yüksek sesle anlatma zamanı. Böylesi bir zamanda; geçmişten bugüne, halka hakikati anlatanlara yaşatılan onca mağduriyetin yanında bu dava benim açımdan konuşmayı bile ayıp sayacağım bir teferruat olarak kalacaktır.

Soran, merak eden, dayanışma gösteren tüm dostlar rahat olsunlar. Çok yakında hak kazanacak, halk kazanacak, hakikat kazanacak ve her şey çok güzel olacak.”

 

Arti gercek

Hüsnü Mahalli: Her şeyin sonu geliyor gibi

Hüsnü Mahalli: Her şeyin sonu geliyor gibi

Korkusuz yazarı Hüsnü Mahalli, “Her şeyin sonu geliyor gibi. Halkın yeniden yeşeren umudu haline gelen İmamoğlu artık AKP’nin korkulu rüyası” dedi.

Hüsnü Mahalli, İBB’nin seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu’nu anlattı. “İnsanlara ‘Boşuna heyecanlanmayın Ekrem kazanamaz’ mesajını vermeye çalışıyorlar. Ama boşuna. Kim ne yaparsa yapsın sonuç değişmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

Mahalli’nin “Umut yürek ister” başlıklı yazısı şöyle:
Ne zamandan beri belli değil ama FETÖ’cüler; ÖSYM, ALES, KPSS ve Askeri Okul Sınavları’nı istedikleri gibi sonuçlandırıyordu.

Kızım iki kez doktora sınavına girdi ama her seferinde 69’la bırakıldı.
Müthiş bir örgütlenme.

Geçen ay gözaltına alınan ÖSYM Başkanı Ali Demir, kısa bir süre sonra serbest bırakıldı ve ortadan kayboldu.

15 Temmuz 2016’da FETÖ’cü darbe girişiminden sonra AKP benzer yöntemi uygulamaya başladı.

Mülakat sistemi getirildiği için bir AKP’liden ‘Hamili kart yakınımdır’ notu getirmeyenler hiç bir yere alınmadı ve alınmıyor.

Moraller bozuluyor ve umutsuzluk giderek toplumda yayılıyordu.
Ekmelettin İhsanoğlu travmasını unutursak en büyük çöküntü 16 Nisan 2017 anayasa referandumunda yaşandı.

2.5 milyon mühürsüz oy kullanılmış, CHP lideri Kılıçdaroğlu YSK üyeleri için ‘çete’ demiş, anayasa değişmiş ve Erdoğan yeni sistemde ülkenin tek hakimi olmuştu.
24 Haziran 2018’de Muharrem İnce bir umut oldu ama amatörce sonlandı.
31 Mart seçimleri son bir nefesti.

CHP ve İYİ Parti birlikte çok iyi çalıştı ve HDP onlara arka çıktı.
Devletin tüm olanaklarını sınırsız bir şekilde kullanan AKP, 31 ilde yenilgiye uğratıldı ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu denilen bir adam tüm hesapları altüst etti.
Çok basit ve yalın gerçeklerle:

‘Kompleksiz, dürüst, şeffaf, içten, duygusal ve tipik bir Türk insanı’.
Çocukların ve gençlerin ‘Ekrem Abisi’…
Devletin tüm olanaklarına sahip 17 yıllık AKP iktidarı onu durduramadı ve durduramayacak.
AKP’de olmayan her şey Ekrem Abi’de var.

Özellikle samimiyet, sevgi ve alçak gönüllülük.
Halkın sağduyu ve vicdanı bu gerçeği gördü.
AKP ve yandaş medya ne yaparsa yapsın İmamoğlu’nun oyları gün geçtikçe artıyor.
Önemli olan ciddi bir yanlışlık yapmaması.
İmamoğlu, Türk toplumunun son umudu.

Tükenmişken yeniden yeşeren bu umut insanları hayata bağladı.
Çoğunluk, yeni bir Türkiye’nin doğacağına inanıyor.
Yeni bir Türkiye çok daha farklı bir Orta Doğu demektir.
Savaşsız bir orta doğu herkesi mutlu eder.

‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ tam da böyle bir zaman için söylenmiş.
100 yıldır bu coğrafyada istediği her şeyi yapan ABD ve müttefiği Batılı ülkeler Cumhuriyet’le birlikte Türkiye’nin önünü kesmek için her yola baş vurdu.
Amerikan ve NATO üsleri, komşularla kavgalar, askeri darbeler, iç savaş provaları, her kesimde ihanetler, BOP ve son olarak Arap Baharı…
Her şeyin sonu geliyor gibi.

Halkın yeniden yeşeren umudu haline gelen İmamoğlu artık AKP’nin korkulu rüyasıdır.

İptal kararını açıklamak için 36 gün bekleyen YSK 250 sayfalık gerekçesiz gerekçeli kararıyla insanların moralini bozmak istedi.

Birileri ‘AKP 23 Haziran’da her yola başvurur ve seçimi kazanır’ algısını yaymaya çalışıyor.

Başkaları ‘AKP kaybedeceğini anladığı an bir gerekçeyle seçimi erteler ya da iptal eder’ tezgahında.

İnsanlara ‘Boşuna heveslenmeyin İstanbul’u vermeyiz’ demek istiyorlar.
İnsanlara ‘Boşuna heyecanlanmayın Ekrem kazanamaz’ mesajını vermeye çalışıyorlar.
Ama boşuna.
Kim ne yaparsa yapsın sonuç değişmeyecektir.
Ne olursa olsun Ekrem İmamoğlu hep var olacaktır.
Tarih böyle bir şeydir.

19 Mayıs’ta, Samsun’dan yola çıkan Mustafa Kemal kısa bir süre sonra tüm dünyanın tanıdığı Atatürk oldu.
Ama öncesinde Türk halkının yüreğinde taht kurdu.
O tahtta yakında İmamoğlu oturabilir.
Sevecen, duygusal ve halkçı haliyle.

Toplumsal barış, kardeşlik ve esenlik için.
Atatürk çizgisinde içerde ve dışarda kararlı ve inatçı.
Tam bir lider gibi.
İstanbul’u fethetti mi, bu iş tamam.
Sonrasını zamanı gelince anlatır birlikte yaşarız.

O zamana kadar da insanların umudunu hiçbir güç yok edemeyecektir.
Gülmek acayip bir silahtır.
Gülmek; moral, sevgi ve umuttur.
Müthiş heyecan ve haz verir.

24 Haziran gecesi hepsi yaşanacaktır.
Herkes görev başına.
Umut emek ister.

Gercek gündem

%d blogcu bunu beğendi: