_ap_ufes{"success":true,"siteUrl":"alevihaber.ch","urls":{"Home":"https://alevihaber.ch","Category":"https://alevihaber.ch/category/alevilik/","Archive":"https://alevihaber.ch/2019/12/","Post":"https://alevihaber.ch/ince-cumhurbaskanligi-yarisi-icin-hazirlaniyorum/","Page":"https://alevihaber.ch/hesabim/","Attachment":"https://alevihaber.ch/ince-cumhurbaskanligi-yarisi-icin-hazirlaniyorum/1rzfcktd88sgr6sbvswbyoiylqicvzk6hxj9lwxw/","Nav_menu_item":"https://alevihaber.ch/37422/","Custom_css":"https://alevihaber.ch/divi/","Dfp_ads":"https://alevihaber.ch/?dfp_ads=35135-2","Advanced_ads":"https://alevihaber.ch/advanced_ads/reklam/"}}_ap_ufee " />
Alevi Haber: Özgür, Bağımsız,Siyasi ve Ezilenlerin Haber Sitesidir.
Accueil / Güncel

Güncel

İnce: Cumhurbaşkanlığı yarışı için hazırlanıyorum

Reklamlar

İnce: Cumhurbaşkanlığı yarışı için hazırlanıyorum

CHP’nin eski Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’nun aday olmadığı tüm durumlarda aday olmak için ne gerekiyorsa yapacağını söyledi.

CNN Türk’ün ‘Tarafsız Bölge’ programında Ahmet Hakan, Nedim Şener ve Zafer Şahin gibi iktidara yakın gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP’nin eski Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, programın başında “Ben Kanal İstanbul’u yerli otomobili, asgari ücreti konuşmak istiyorum” dese de bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme, Talat Atilla, ‘CHP içinde çete’ gibi iddiaları yanıtladı.

‘CHP İÇİNDEKİ ÇETE’ İDDİAM HALA SÜRÜYOR, İDDİAMIN ARKASINDAYIM’

Hakkındaki iddiaların kaynağı olarak gösterilen Tatlat Atilla hakkında sorulan ‘tanıyormusunuz’ sorusuna, “Hiçbir diyaloğum yoktur kendisiyle. Sokakta görsem fotoğrafına benzetir miyim bilmiyorum” yanıtı veren İnce, ‘CHP içinde çete’ iddiasının hatırlatılması üzerine, ‘çete’ iddiasını  hala arkasında olduğunu söyledi:

“Çete arkadan iş çeviren, pusu kuran, komplolar kuran insanlara denir. Bana karşı da bir komplo kurulmuştur. Lafımın arkasındayım. Komplo açığa çıktı, ben aklandım. Cumhurbaşkanı Saray’a çağırsa gider miyim? Sohbet ederim, giderim konuşurum. Ama bunu gizli yapmam. Tweet atarım, şu saatte görüşeceğim diyerek. Sonra Genel Başkan’dan izin alırım, öyle görüşürüm.

Benim ‘çete’ dediklerim beni aday göstermedi. Partinin gerçeklerini söyleyeyim. Sayın Kılıçdaroğlu istemeyip, onlar isteseydi olur muydu? Sayın Kılıçdaroğlu ‘CHP üyeleri arasında anket yaptırdım. Yüzde 85 sen çıkıyorsun’ dedi. Doğrusunu yaptı. Minnet mi edeceğim? Minnet falan etmeyeceğim. Dava açacaklar. ‘CHP’li vekilden aldım bilgi’ diyor. Neden dava açmıyorsun kardeşim. Duyumlarım da var bildiklerim de. İddiam hala sürüyor. O bir komplodur, kurgudur. Ben Kanal İstanbul’u yerli otomobili, asgari ücreti konuşmak istiyorum. Tüm gece bu iddiayı konuşmam.”

‘CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAK İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM’

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmaya mecbur olduğunu belirten Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’nun aday olmadığı tüm durumlarda aday olmak için ne gerekiyorsa yapacağını söyledi:

CHP’nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmaya mecburdur. Genel Başkan derse ki ben ‘Cumhurbaşkanı adayıyım’ kendisini desteklerim. Ne istiyorsa orada olurum. Ben sağında, solunda dururum. Al arabayı gez, katkı sağla… Sağlarım. CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmaya mecburdur. Yoksa iddiası ortadan kalkar. Kendisi aday olursa ben yanındayım. Aday olmadığı tüm durumlarda ben aday olmak için ne gerekiyorsa yapacağım.”

‘CHP’NİN GENEL BAŞKANI CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAYA MECBURDUR’

‘CHP Genel Başkanlığına aday olacak mısınız?’ sorusuna, “Ben lafımın arkasındayım. Hele bir kurultay gelsin” yanıtı veren İnce, “CHP adayı doğal Cumhurbaşkanı adayıdır. Öyle olmalıdır. Yoksa iddiamız ortadan kalkar” dedi:

“CHP’nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmaya mecburdur. Genel Başkan derse ki ben ‘Cumhurbaşkanı adayıyım’ kendisini desteklerim. Ne istiyorsa orada olurum. Ben sağında, solunda dururum. Al arabayı gez, katkı sağla… Sağlarım. CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmaya mecburdur. Yoksa iddiası ortadan kalkar. Kendisi aday olursa ben yanındayım. Aday olmadığı tüm durumlarda ben aday olmak için ne gerekiyorsa yapacağım.”

‘EKREM İMAMOĞLU AYRI ABDULLAH GÜL AYRI’

CHP,’nin Ekrem İmamoğlu ya da Abdullah Gül’ü aday gösterse destek verir misiniz? sorusuna, “Ekrem İmamoğlu ayrı Abdullah Gül ayrı” yanıtı  veren İnce, “Partimin milletvekilleri ‘Ekrem İmamoğlu aday’ demişse bana düşen görev ona yardımcı olmaktır. Ama sayın Genel Başkan aday olduğunda ben yokum” dedi.

Arti gercek

Mansur Yavaş: Gökçek göbeğine kadar bu işin içinde

Mansur Yavaş: Gökçek göbeğine kadar bu işin içinde

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a, Sinan Aygün’ün “irtikap” suçlamasının eski başkan Melih Gökçek’le ilgisi olup olmadığı soruldu. Yavaş, “Onu zaman gösterecek ama göbeğine kadar içinde bu işin. Bu soruyu soran Beyaz TV muhabiri. Sürekli görüşüyorlar. Artık Melih Bey işi gücü bıraktı, sürekli internetten hakaret üzerine hakaret ediyor. Kendisini muhatap almıyoruz” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Habertürk Televizyonu’nda yayınında Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtlıyor.

Eski CHP milletvekili Sinan Aygün’ün, Togo Kuleleri’yle ilgili mahkeme kararına itiraz için kendisinden para istendiği iddiası değerlendiren Mansur Yavaş, “Benim tarzıma uygun değil ama kolay kazanmaya alışmış kişi ile kanunları uygulayan kişi arasında bir tartışma söz konusu. İmar planından dolayı mahkemenin iptal etmesi var. Meclisten bu kararlar geçerken plan notlarının saklanması gibi deştikçe ortaya saçılan şeyler var” dedi.

“Büyükşehirin 35 bin davası var. Benim için 35 bin davadan bir tanesi” diyen Yavaş, “Belediye meclisi karar almıştır, biz bunu temyiz etmemişizdir. Temyiz etme yönünde çok baskı yapıldı. ‘Siz yeter ki evet deyin biz AK Parti ve MHP gruplarını ayarlarız’ lafları edildi. Açık açık her yerde gitmeyeceğimi ifade ettim. Kendi dilekçelerinde kendisinin 10 defa 20 defa benimle görüşmek istediğini ve benim görüşmediğimi” ifadelerini kullandı.

‘MÜTALAA ALDIKTAN SONRA MÜHÜRLEMEDİK’

Konu kamuoyu gündemine gelmeden önce Aygün’le bir araya geldiklerini aktaran Yavaş, “Temmuz, Ağustos, Eylül ayları olabilir. O günlerde MHP’li belediye meclis üyeleri Sinan Aygün’ün binasının mühürlenmesiyle ilgili üç kez önerge verdiler. Hukuk servisine havale ettim. Bu arada Sinan Aygün görüşmek istedi, görüştük. ‘Benim burada müktesep hakkım var, mühürleyemezsiniz’ dedi. Hukuk müşavirin yanımıza çağırdım. ‘Ben Sinan Aygün’ün düşmanı falan da değilim. Siz bir inceleyin’ dedim. Hukuk servisimiz Danıştay 6’ncı Daire’den emekli hakimle görüşüp mütalaa aldı. Biz o zaman mühürlemedik” diye konuştu.

‘AYGÜN TELEVİZYONDA TARTIŞMAYI TEKLİF ETTİ’

Didem Arslan Yılmaz’ın “Diğer belediye başkanları neden mühürlemedi?” sorusu üzerine Mansur Yavaş, şu yanıtı verdi:

“Dava devam ediyor benim 2.1’e göre ruhsatım var, mahkemede de iptal etmediği için mühürleyemezsiniz demiş. Benim dönemimde MHP’li üyeler ‘Bunu mühürleyin’ deyince, hukuk danışmanı
inceletti, ‘Evet müktesep hak olmuş olabilir’ dediler. Mahkemenin tebligatının bize verilmemiş olması da bir başka boyut. Neden mühürlenmedi sorusunun cevabı Mimarlar Odası’nın açtığı ayrı davadan geliyor. Belediye meclisi kararı alınca, gelip dilekçe veriyor, niye mühürlemediniz diyor. Mustafa Tuna zamanında ‘Hayır mühürlemeyeceğiz’ deniliyor. Dava açılıyor ve Mimarlar Odası açıyor ve ruhsatsız olunca biz de mühürlüyoruz.”

İddiaların mahkemeye taşındığını hatırlatan Yavaş, “Bunu mahkemede tartışacağız. Bana haber gönderdi, televizyonunda çıkalım diye. ‘Biz hakimin moderatörlüğünde tartışacağız’ dedim” şeklinde konuştu.

Sinan Aygün’ün kendisi ve belediye meclis üyeleriyle yaptığı görüşmenin içeriği sorulan Yavaş, “Ben kesinlikle istinafa gitmeyeceğimi söyledim. Şimdi Sinan Aygün’ün söylediklerine itibar ediliyor da benim söylediklerime itibar edilmiyor” dedi.

‘PROTOKOLDE OKULU YAPMADAN İSKAN YAPMAYACAĞI DENİYOR’

Aygün’e okul inşaatı karşılığında inşaat izni verildiği iddiası sorulan Mansur Yavaş, “Milli Eğitim Bakanlığı ile hayırsever Sinan Aygün olarak protokolü yapmış. Gökçek ben aradı, ‘bunu öyle
yapma da bize yap’ demiş, ondan sonra vazgeçtim diyor. Ankara Büyükşehir’in imar daire başkanı bunu fark etmiş. Binayı bitirmeden bize okul yapacaktı diyor. Ancak hayırsever olarak yaptırılacağının bildirildiği ve taahhüt verdiği anlaşılmıştır diye yazıyor. Söz konusu okulun yapımının hayır amaçlı olmaktan ziyade onaylanan imar planının, plan notunda bulunan kamu
kuruluşunun sağlayacağı imarlı eğitim parseli üzerine 32 derslikli lise, diğer yapılarla eşzamanlı diyor. Yani bu okulu yapmadan biz iskan yapmayacağız deniyor” ifadelerini kullandı.

‘MECLİS ÜYELERİNİ TUZAK KURMAYA ÇAĞIRMIŞ’

İki belediye meclis üyesiyle görüşme talebinin Aygün’den geldiğini belirten Mansur Yavaş, “Onlar ‘Biz Sinan Aygün çağırdı’ diyor. Çağıran kendisi. Demek ki tuzak kurmaya çağırmış. Ben hukukçuyum, birisi gelse, Aygün’ün oraya rüşvet ister gibi para istese, ne yaparsınız, kovarsınız değil mi? Çıkıp aynı arabayla belediyeye mi gidersiniz? Burada kumpas kurmaya çalıştılar. Arkasında kimler olduğunu biliyorum” diye konuştu.

“Kimler var arkasında?” sorusuna Yavaş, “Bu olayın olduğu günlerde kimlerle telefon görüşmesi yaptıklarını isteyeceğim. Farkında mısınız AK Parti ve MHP uzaktan istiyor. Kendi meclis üyeleri oybirliği ile Sinan Aygün’ün aleyhine almış. Biz o kararları uyguluyoruz. Mansur Yavaş ile rüşvet kelimesini yan yana getiriyor. Bu çamurlar bize bulaşmıyor. Allah kendi dillerini kendilerine doluyor. Asla ve asla böyle bir ifade olmamasına rağmen bir kısım medya saldırdıkça saldırıyor” yanıtını verdi.

‘PROJE TADİL EDİLMEZSE YIKARIM’

Yaşananların eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le ilgili olup olmadığı sorulan Yavaş, “Onu zaman gösterecek ama göbeğine kadar içinde bu işin. Bu soruyu soran Beyaz TV
muhabiri. Sürekli görüşüyorlar. Artık Melih Bey işi gücü bıraktı, sürekli internetten hakaret üzerine hakaret ediyor. Kendisini muhatap almıyoruz. Bütün belediye meclis kararlarında plan notları saklanmış. Benim görev devraldığımda yüzde 30. Asıl kıymetli yer aşağısı. Mahkeme kararı bozuyor. Biliyor ki inşaat durdurulacak. Mayıs ayında inşaat seviyesi yüzde 60. Her işi bırakmış AVM’ye yüklenmiş. Ben başkasının para hırsıyla, kazancıyla uğraşacak halim yok. Mantık şuydu Ankara’da, biz seçilinceye kadar, kim gelirse gelsin işimizi hallederiz, yok artık böyle bir şey. 8 ay boyunca bir tane imar rantı kararı geçmedi” dedi.

Yıkım kararı verip vermeyeceği sorulan Yavaş, “30 bin metrekare inşaat yapma hakkı var. Buna göre kendinizi ayarlayın dedik. Projenizi tadil edin, yıkacaksanız yıkın, indireceksiniz indirin dedik. 1 ay bekleyeceğiz. Yapmazsa yıkarım. Ankara’nın 20 bin müteahhidi var. Bunların içerisinde sadece 8-10 tanesi yüksek kat alıp haksız kazanç sağladılar. Bunların hepsi FETÖ’ye gitti. Sinan Aygün’ün ortakları dahil şimdi yurt dışında” şeklinde konuştu.

DUVAR

Binali Yıldırım’dan milletvekillerine yandaş şirketten yılbaşı hediyesi

Binali Yıldırım’dan milletvekillerine yandaş şirketten yılbaşı hediyesi

AKP’li Binali Yıldırım milletvekillerine yılbaşı hediyesi olarak gönderdiği kolonyayı AKP İstanbul Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Elif Başgöze’nin şirketinden aldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini kaybeden ve Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı konuşulan AKP’li Binali Yıldırım, milletvekillerine yeni yıl hediyesi olarak limon kolonyası yolladı.

AKP’li Yıldırım’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) milletvekilli odalarına yolladığı yıllbaşı hediyesinin yer aldığı çantada ve kolonya şişesinin üzerinde de TBMM logosunun yer alması dikkati çekti.

AKP’li Yıldırım’ın yolladığı çantadanın içerisinden çıkan notta ise “Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha uğurluyoruz. Yeni yılın ülkemize, devletimize ve aziz milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Birliğimizin, beraberliğimizin artması, sağlık ve bereketin bol olması dileğiyle” ifadeleri yer aldı.

AKP’Lİ YÖNETİCİDEN ALDI

Birgün’den İsmail Arı’nın haberine göre; AKP’li Yıldırım’ın limon kolonyası aldığı şirketin sahibi de tanıdık çıktı. Limon kolonyasının Beb Kozmetik Şirketi’nden alındığı ve şirketin Başgöze ailesine ait olduğu öğrenildi.

Şirketin yöneticileri arasında yer alan Elif Başgöze, AKP İstanbul Kadın Kolları Başkan Yardımcılığı ve Ekonomi işleri Birim Başkanı olarak görev yapıyor.

Gercek gündem

Erdoğan’dan Gül’ün İstanbul’daki evine sürpriz ziyaret iddiası!

Erdoğan’dan Gül’ün İstanbul’daki evine sürpriz ziyaret iddiası!

Ankara kulislerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürpriz bir kararla eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü İstanbul’daki evinde ziyaret ettiği iddiasıyla çalkalanıyor.

AK Parti kulislerinde yeni bir görüşmeden bahsediliyor. İddiaya göre; AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaklaşık iki hafta önce 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü İstanbul’daki evinde ziyaret ederek bir görüşme gerçekleştirdi. AK Parti’de daha önce de “ağabeyler” olarak tanımlanan grup Abdullah Gül ile görüşme gerçekleştirmişti.

Günboyu gazetesi yazarlarından Fatih Ergin, AK Parti kulislerinde konuşulan “Erdoğan ve Gül’ün yeni parti görüşmesi”ni köşesine taşıdı.  Cumhurbaşkanlığı’nın yeni parti hareketlerine karşı sessizliğini her an bozabileceğine dikkat çeken Ergin, İktidar kulislerinde yeni bir görüşmeden bahsediliyor. Birinci iddia o ki; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaklaşık iki hafta önce 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü İstanbul’daki evinde ziyaret ederek bir görüşme gerçekleştirdi.” diye yazdı.

Ergin’in AK Parti içerisindeki kulis bilgilerine yer ayırdığı yazısında, “Erdoğan cephesinden yeni bir hamle söz konusu. Bu hamlenin yansıması ne olacak, hep birlikte göreceğiz. Tıpkı, İstanbul Şehir Üniversitesi tartışmasında olduğu gibi…” sözleri ile eski yol arkadaşları arasında yeni bir çatışmanın başlayabileceği sinyalini verdi.

İşte Fatih Ergin’in ‘Erdoğan ve Gül’ün yeni parti görüşmesi!’ başlıklı o yazısından ilgili bölüm:

Zira iktidar kulislerinde yeni bir görüşmeden bahsediliyor. Birinci iddia o ki; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaklaşık iki hafta önce 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü İstanbul’daki evinde ziyaret ederek bir görüşme gerçekleştirdi.

İktidar kulislerindeki bir diğer iddia ise, böyle bir görüşmenin olmadığı ancak olacağı yönünde. Gerçekleşen ya da gerçekleşeceği iddia edilen Erdoğan – Gül görüşmesinin içeriği hakkında bir bilgi yok. Ancak tahmin etmek elbette zor değil.

Gül ile Erdoğan’ın arası, Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nın son döneminden beri soğuk. Aradan geçen zaman diliminde yaşanan gelişmelerle bu soğukluk daha da arttı. Haliyle Gül’e bir nezaket ziyareti yapılmayacağı ortada.

Şimdi de Erdoğan cephesinden yeni bir hamle söz konusu

Şüphesiz ki eğer gerçekleştiyse ya da gerçekleşecekse, Erdoğan – Gül görüşmesinin sebebi, Babacan’ın genel başkanlığını üstleneceği yeni parti üzerinedir. Babacan’ın yeni partiyi yıl sonunda kuracaklarını kendi açıklamasına rağmen Ocak ayına ertelenmesine yönelik “Ali Babacan parti kuramıyor” başlıklı yazımda, küresel sermayenin aba altındaki Ali Babacan sopasını şimdilik geri çektiğinden bahsetmiştim.

Öyle görünüyor ki, şimdi de Erdoğan cephesinden yeni bir hamle söz konusu. Bu hamlenin yansıması ne olacak, hep birlikte göreceğiz. Tıpkı, İstanbul Şehir Üniversitesi tartışmasında olduğu gibi…

Haber3

DEDEF: Gağan kutlamasında gözaltına alınan üyelerimiz işkenceye uğradı

DEDEF: Gağan kutlamasında gözaltına alınan üyelerimiz işkenceye uğradı

‘Gazi Mahallesi’nde yapılan bu yasaklama ve saldırıyı manidar buluyoruz.’

Dersim Dernekleri Federasyonu( DEDEF) İstanbul İnsan Hakları Şubesi’nde yaptığı açıklamayla, İstanbul Gazi Mahallesi’nde Gağan kutlamasında gözaltına alınan genel başkanları ve üyelerinin işkence uğradığını söyledi. DEDEF diğer illerde herhangi bir sorun yaşanmadan kutlanan Gağan’da Gazi Mahallesi’nde yaşanan saldırıyı manidar bulduklarını ifade etti. Açıklamaya Sosyalis Meclisler Federasyonu(SMF) ve HDP ittifak milletvekili Dilşat Canbaz Kaya’da katıldı.

Hasan Şen tarafından okunan açıklamada, İstanbul, Gazi Mahallesi Dersimliler Derneğinin her yıl düzenlediği eskinin uğurlanması ve yeni gelen yıla merhaba anlamı taşıyan  Gağan kutlaması sırasında kutlamaya katılanlara yönelik emniyet güçlerinin saldırması sonucunda  başta Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) genel başkanı Ali Haydar Ben olmak üzere, Gazi Dersimliler  Derneği başkanı Haydar Altun, dernek üyeleri;  Sinan Candan, Zelal Konak, Onur Narin ve Ferit Altınşir darp edilerek  gözaltına alınmış, gözaltında da işkenceye maruz kalmışlardır. Onur Narin ve Ferit Alişir 29 Aralık gece yarısı ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. Başkanlarımız ve üyelerimiz ise 29 Aralık’da savcılık soruşturmasının ardından adli kontrol şartı ile salı verilmişlerdir” denildi.

‘SALDIRILAR SİSTEMATİK HALE GELDİ’

Şen saldırıların sistematik hale geldiğini söyleyerek, “Dersimliler olarak bu ve benzeri uygulamalar ile ilk kez karşılaşmıyoruz. Son aylarda sistematik olarak Dersim kurumlarına, sanatçılarına ve bireylerine baskı, yasaklama, gözaltı ve tutuklamalar hız kazanmış bulunmaktadır” ifadelerinde bulundu.

Şen yaşadıkları saldırıları, “Aylardır üyelerimiz ve yöneticilerimiz gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Demokratik eylem ve etkinliklere katılımları yasadışı faaliyetlermiş gibi sunuluyor. Kendi inanç ve geleneklerine uygun yapılmak istenen eylem ve etkinlikler bazen yasaklanıyor, bazen de geçtiğimiz gün Gazi Mahallesi’nde olduğu gibi havaya ateş edilerek, yaşlı, genç, çocuk demeden darp ederek gözaltı saldırısı yapılıyor.  . Gözaltında yoğun bir işkence uygulanıyor” şeklinde anlattı.

‘GAZİ’DEKİ SALDIRI MANİDAR’

Gazi Mahallesi’nde yaşananlar aslında bu ülkede geldiğimiz noktanın kısa bir özetidir ifadelerinde bulunan Şen birçok yerde sorunsuz şekilde kutlanan Gağan’ın Gazi Mahallesi’nde neden yasaklandığını sorguladı. Şen, ‘Gazi Mahallesi’nde yapılan bu yasaklama ve saldırıyı manidar buluyoruz’ dedi.

Şen DEDEF’e yönelik baskılara ilişkin tutumlarına dair ise, “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar, sansür hepsi kendi korkusunu topluma yaymaya çalışan iktidarın güçsüzlüğünün göstergesidir.Bu yağmanın, yolsuzluğun, sömürünün, savaşın, doğanın talan edilmesi ve çürümüşlüğün odağı olmuş düzene karşı, Dersimliler ve Dersim dostları olarak inancımızı, kültürümüzü, doğamızı, dilimizi ve Dersimi korumaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Bu vesile ile halkımızı bulunduğu her yerde gağanı kutlamaya çağırıyoruz” sözlerini sarfetti.

Arti gercek

İmamoğlu’ndan İBB ekranlarındaki Kanal İstanbul videolarıyla ilgili eleştirilere yanıt

İmamoğlu’ndan İBB ekranlarındaki Kanal İstanbul videolarıyla ilgili eleştirilere yanıt

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB ekranlarında Kanal İstanbul Projesi ile ilgili bilgilendirme videolarıyla ilgili gelen eleştirilere yanıt verdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 16’ncı ilçe belediyesi ziyaretini Tuzla’ya yaptı ve Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’dan ilçenin sorunlarıyla ilgili bilgi aldı. Daha sonra Yazıcı ile birlikte Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’ne geçen İmamoğlu, firma temsilcilerine bir konuşma yaptı.

İmamoğlu daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Toplumu aydınlatma ferasetini görmek isteriz”

Soru:  Kanal İstanbul ile alakalı bir çalıştay hazırlığı var. Tarih belli oldu mu? Tüm makamlara hatta bakanlara davet gideceğini söylemiştiniz. Bu davet gitti mi? Kanal İstanbul ile ilgili referandum olabilir mi tartışması yaşanmıştı ama iktidar kanadından bu kapı kesin bir dille kapandı. Süleyman Soylu 2011 yılında oldu, Naci Bostancı referandum gündemde yok dedi. Nasıl bakıyorsunuz?

  • Birincisi toplumun en iyi şekilde, bilimsel verileriyle birlikte bilgi sahibi olması adına çalıştayı çok önemsiyoruz. Çalıştayı, 8-9 Ocak’ta yapacağız. Çalıştay davetimiz, tüm davetlilere gidecek. Bakanlık seviyesinde olsun, bilim insanları seviyesinde olsun. Hatta içerisinde suyla ilgili çalıştay olduğu için, ‘Bu konuda olumlu bakan bilim insanlarının da davet edilmesi konusunda arayışta olsunlar, orada her türlü fikri dinleyelim, İstanbulluya bunu aktaralım’ kanaatimi yöneticilerimize ilettim. Şu an üzerinde çalışıyorlar. Tahmin ediyorum bu cumaya kadar davetlerimizin tamamı, kişiler ya da kurumlarda olur. Başta İstanbul’daki üniversiteler, farklı kurumların temsilcileri gibi herkesi davet edeceğiz diyebilirim. İBB’nin referandum kararı alması gibi bir yetkisi yok. Topluma dönük bazı mesajlar beni üzüyor. ‘İsteseniz de istemeseniz de’ tarifi hoş değil. ‘Biz yaparız, vatandaşa hesap veririz’ gibi tarifler, çelişkili tariflerdir. Tatmin edici değil. Demokrasiye inanan insanların bu kadar büyük etkisi ve bana göre, negatif etkisi bu kadar büyük, geniş çaplı, maliyeti ve detayları hala belli olmayan bir projeyi, ‘Ben yapacağım’ ısrarı yerine, toplumu aydınlatma ve gerekiyorsa topluma sorabilirizi ortaya koyabilme ferasetini görmek isterdik. Bu kabiliyeti ortaya koymaları demokrasiyi güçlendirir.

“Ben karar verdim, olduyla bu iş yönetilmez”

  • Ben, İstanbul halkının ilk sorguladığımız ankette yüzde 90’ına yakını, Kanal İstanbul’u biliyor, ama hiçbir fikri yok. Kalan yüzde 10’unun da ne kadar bildiği bence sorgulanmalıdır. Bu kadar bilgi sahibi olunmayan bir işin, toplum tarafından bilgi sahibi olmaları konusundan her türlü aktiviteyi yapmalıyız. Ben, 5 yıl belediye başkanlığı yaptım. Aramızda 10 yıl, hatta 30 yıla kadar bu görevi yapanlar var. Hangi belediye başkanları, 8-9 yıldır gündemde olan Kanal İstanbul’la ilgili bir bilgilendirilme toplantısına çağırılmış. Hiç kimse çağırılmamış. Ben de 5 yıl yaptım, çağırılmadım. Son bir yıldır seçim vesaire hangisine davet edildik. Hala edilmedik. Etti 6 yıl. Bu kadar gerekli kurumları ya da kuruluşları bilgilendirmeden, ‘Ben karar verdim, yapıyorum oldu’ ile bu iş yönetilmez. Gerçekten ayıp. Düşünce ayıbı. Ben, elimizdeki tüm teknik ve bilimsel verileri her kuruma her kuruluşa aktarmaya hazır bir İBB Başkanı’yım. Yani Sayın Cumhurbaşkanı bizi davet eder, tekrar ediyorum koşa koşa gideriz. Elimizdeki bütün veriler, bütün bilimsel verileri, altında kim varsa bütün akademisyen bilim insanı, bu işin uzmanı, bu işlerin uzmanı, içinde birçok konu var; çünkü tarımdan ulaşıma, su altı biliminden birçok konuya kadar her şeyi anlatırız. Bakan mı? Bakan’a anlatırız. Gideriz, koşa koşa gideriz. Hiç yüksünmeyiz yani. Bundan daha mühim bir olay yok ki.

“Bin kere düşüneceğiz, bir kere karar vereceğiz”

-Yani bin kere düşüneceğiz, bir kere karar vereceğiz. Ben size bir şey söyleyeyim mi? Bir kere düşünülmüş, bin kere karar verilmiş! Biz diyoruz ki; bin kere düşüneceğiz bir kere karar vereceğiz. Biz öyle yapacağız. O bakımdan bütün bu yanlışların düzeltilmesi adına, bu bilgilendirmenin yapılması ardından halka sorulması, keşke sorulsa, ne kadar hoş olur. Biz, topluma şu mesajı veriyoruz. Meydanları dahi insanlara soracağız. Bazı alanlarda alacağımız kalıcı eserlerle ilgili toplumun fikrini alacağız. Bu konuda yazılım çalışıyoruz. Bu konuda anlık soru sorabilme adına, bir sokakla ilgili soru sorabilme adına bugünü teknolojisini maksimum kullanarak geliştirdiğimiz yazılımlar var şu anda. 2020’de insanlarımıza sunacağız. Bu aslında ileri demokrasinin toplumun kılcal damarlarına kadar inmesi biçimidir. Ben, umarım bu yanlış cümleleri kuran, sözüm ona tecrübeli ya da atanmış arkadaşların daha dikkatli cümleler kurmasını öneririm. Çok değerli bir süreç yaşıyoruz.

“Daha bilgilendirici görsellerle yeni talimatlarım var”

Soru: Şehirdeki ekranlarda da sizin Kanal İstanbul’la ilgili 15 maddelik sunumunuz dönüyor. Ve bu ekranlarda yer almanız bazı kesimlerce çokça eleştiriliyor. Buna ne diyeceksiniz?”

  • Burada tümüyle İstanbul’da seçtikleri belediye başkanının bilgilendirme çabasını görüyorlar. Daha bilgilendirici birtakım görselleriyle, verileriyle daha teknik istatistiki bilgileriyle paylaşılması konusunda da ilave talimatlarım var. Onları da önümüzdeki günlerde görmeye devam edecekler. Yani 3D’lerde 70-80 katlı binaları, devletin televizyonlarında programlarda göstermek ne kadar doğruysa, benim yaptığım yüz bin kat daha doğru.

Soru: Sizin eleştiriniz ardından yeni bir video yayınlandı 26 Aralık, ÇED toplantısında. O yeni videoda bu binalar yok. İzlediniz mi bu yeni videoyu?”

  • İzlemedim. Beni bu videolar, 3D’ler ikna etmez. Ben reel hayata bakarım. Projeci bir insanım. O görsellerin nasıl hazırlandığını bilirim. Dolayısıyla 1 milyon 150 bin nüfuslu bir kent kurulacağı, o geçmişteki raporlarda, açıkladıkları raporlarda var. Şimdi o 500 bine indi. Yarın başka bir şeye de inebilir ama hiçbirisi ikna edici değil. Ne dediler? ‘Hiç arazi hareketi yok’ dediler. ‘30 milyon metrekare arazi hareketi var’ dedim, cevap bile vermediler. Bir gün sonra bile cevap vermediler. Biz cevabını verdik. 30 milyon metrekare. İsterlerse ısı hareketlerini de yollarız. Kaldı ki araştırmamız daha bitmedi, devam ediyor. Yani güncellemesiyle biz, sizi çalıştayla daha da net bilgilendireceğiz. Bir gün sonra söyledik cevap yok. Hani yoktu, 1 metrekare arazi alınıp satılmamıştı 2011’den bu yana? Nasıl iş bu? O bakımdan biz verilerle, akılla, bilimle konuşuyoruz. Konuşmaya devam edeceğiz.

Bilgi isterlerse açık çağrı: Beni nereye davet ederlerse, giderim anlatırım. İster Sayın Bakan olsun ister Sayın Cumhurbaşkanı olsun, gider anlatırım. Çünkü İstanbul’un lehine. Onlardan çok çocuklarını ve torunlarını düşünüyorum da ondan.

3D yazıcıdan kız kulesi hediyesi

İmamoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtlamasının ardından OSB içerisindeki İTOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne geçerek, öğrencilerle buluştu. İmamoğlu’nun çevresini kuşatan öğrenciler, İBB Başkanı ile fotoğraf çektirdi. Endüstriyel Otomasyon Laboratuvarı’na da uğrayan İmamoğlu’na, öğrenciler tarafından 3D yazıcıda üretilmiş Kız Kulesi maketi hediye edildi.

Kaynak:Halk TV

Anadolujet tasarrufa gidiyor: Yolcu ikramları kaldırıldı!

Anadolujet tasarrufa gidiyor: Yolcu ikramları kaldırıldı!

Türk Hava Yolları’nın (THY) alt markası olarak hizmet veren Anadolujet uçak içi yolcu ikramında büyük kısıntıya gitti. Artan maliyetlere karşı alınan tasarruf önlemleri çerçevesinde kaşarlı sandviç ve kahve ikramı tümden kaldırıldı.

Anadolujet’in ikramlarında kesintiye gitmesinin yolcu kaybına ne derece etki edeceği merak ediliyor.

KAHVE MENÜDEN ÇIKTI

Anadolujet’in yeni ikram politikası ciddi tasarruf tedbirleriyle uygulanmaya başlandı. Alınan sürpriz kararla yolculara ücretsiz verilen ikram menüsünden sandviç ve kahve tamamen çıkarıldı. İçerisinde tereyağı, taze yeşil biber ve kaşar olan sandviçlerin yerine artık zeytinli  küçük açma verilmeye başlandı.

Daha önce sandviçe alternatif olarak sunulan iki çeşit kek de tek çeşide düşürüldü. Artık yeni gelen açmaya alternatif olarak sunulan kekler bir hafta kakaolu bir hafta meyveli olacak şekilde dönüşümlü ikram edilecek.

Anadolujet’in çay ve kahveden oluşan alternatifli içecek ikramı da alınan yeni önlemle teke düşürüldü, filtre kahve menüden çıkarıldı. Artık Anadolujet uçuşlarında açma ya da kekle birlikte sadece çay içilebilecek. Anadolujet’te İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Hamidiye marka su ikramı ise şimdilik devam ediyor. THY, bu yılın ilk 6 ayında 1.12 milyar TL zarar etmiş, 3. çeyrekteki performansıyla ilk 9 ayda 2 milyar 587 milyon TL kâra geçtiğini açıklamıştı.

Cumhuriyet

 

CHP’den Libya tezkeresi açıklaması

CHP’den Libya tezkeresi açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Çavuşoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki görüşme sonrası açıklamalarda bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki görüşme sonrası yaptığı açıklamada Libya’ya asker gönderilmesi için Meclis’e gelecek tezkereye destek vermeyeceklerini açıkladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Libya tezkeresi ile ilgili bilgi vermek üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Görüşme sonrası açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, “Diplomasiye öncelik verilmesi taraftarıyız. Tezkereye olumsuz bakıyoruz” dedi.

Libya’ya asker gönderme tezkeresi 2 Ocak Perşembe günü TBMM Genel Kurulu’nda onaylanacak.  Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu konuyla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Çavuşoğlu görüşmede Libya tezkeresi konusunda bilgilendirmede bulundu. Çavuşoğlu, “Niye tezkereye ihtiyaç duyduğumuzu kendilerine anlattık” dedi.

“OLUMSUZ BAKIYORUZ DİPLOMASİYE ÖNCELİK VERİLMELİ”

Görüşme sonrası CHP tarafından açıklamayı Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz yaptı. Çeviköz,  “Suriye’deki durumun Libya’da olmasını istemiyoruz. Libya’ya asker göndermek çatışmaları yaygınlaştırır. Türkiye’nin diplomasiye öncelik vermesi gerekir. Eğer çatışmalar uzarsa Libya’dan da Suriye’ye benzer göçle karşı karşıya kalınabilir: Biz Meclis’e gelecek tezkereye olumsuz baktığımızı söylemek isterim” ifadelerini kullandı.

Gercek gündem

Yeni yılın ilk gününde toplu taşıma ücretsiz olacak

Yeni yılın ilk gününde toplu taşıma ücretsiz olacak

İBB’ye ait toplu ulaşım araçları, 2020 yılının tüm dini ve resmi bayramları ile sınav günleri ve okul açılışında ücretsiz hizmet verecek. Yeni yılın ilk günü de İstanbul’da ulaşım ücretsiz olacak.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, 12 Aralık’taki toplantısında 2020 yılında ücretsiz toplu ulaşım hizmeti verilecek günleri belirledi. CHP ve AK Parti guruplarının ortak verdiği önerge, meclis üyelerinin oy birliğiyle onaylandı. Karar, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından da imzalandı.

Alınan karar doğrultusunda 2020 yılının ilk resmi tatili olan yılbaşında (1 Ocak 2020 Çarşamba) İstanbul’da toplu ulaşım araçları ücretsiz hizmet verecek.

Uygulama İETT, OTOBÜS AŞ (Erguvan Otobüsler), Özel Halk Otobüsleri, Metro, Füniküler, Tramvay, Nostaljik Tramvay, Teleferik, Şehir Hatları Vapurları, Toplu Ulaşıma Entegre Özel Deniz Motorlarında geçerli olacak.

Ayrıca 2020 yılı boyunca tüm dini ve resmi bayramlar ile sınav günleri ve okul açılışında İBB’ye ait toplu ulaşım yine ücretsiz hizmet verecek. Ücretsiz hizmet verilecek günler şöyle:

1 Ocak 2020 (Yılbaşı)

23 Nisan (Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı)

1 Mayıs (Emek ve Dayanışma Günü)

19 Mayıs (Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı)

24-25-26 Mayıs (Ramazan Bayramı – 3 Gün)

15 Temmuz (Demokrasi ve Özgürlükler Günü)

31 Temmuz – 3 Ağustos (Kurban Bayramı – 4 Gün)

30 Ağustos (Zafer Bayramı)

29 Ekim (Cumhuriyet Bayramı)

2020 Okul Açılış Günü (Eylül)

ÖSYM Sınavları –YKS, YGS, TYT, AYT (Öğrenci ve görevlilere sınav saatlerinde)

AÖF Sınavları (Öğrenci ve görevlilere sınav saatlerinde)

Tele1

Saraybosna’lı belediye başkanı İmamoğlu’nu kabul etmedi

Saraybosna’lı belediye başkanı İmamoğlu’nu kabul etmedi

Saraybosna’da bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun ziyaret isteği, SDA’lı belediye başkanı tarafından kabul edilmedi.

Göreve geldiğinden bu yana ilk yurtdışı gezisini Saraybosna’ya yapan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu 26-27 Aralık 2019 tarihlerinde Saraybosna’ya resmî bir ziyarette bulundu. Liberal eğilimli Naşa Stranka’lı (Bizim Parti – NS) Saraybosna Kantonu Başbakanı Edin Forto ile resmî temaslar sürdürürken, İstanbul’un kardeş şehirlerinden Saraybosna Belediye Başkanı Abdulah Skaka ile görüşmemesi ise Bosna medyasının dikkatini çekti.

İleri Haber’den Özgür Dirim Özkan’ın haberine göre AKP ile yakın ilişkileriyle bilinen SDA’lı (Stranka Demokratske Akcije – Demokratik Eylem Partisi) belediye başkanının bu tavrı Bosna’da ana akım medya ve sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Naşa Stranka yaptığı basın açıklamasında Skaka’nın İmamoğlu ile görüşmemesinin nedeninin Erdoğan’a muhalif bir isim olmasından kaynaklandığını, Saraybosna Belediye Başkanı’nın bu ikiyüzlü tavrının utanç verici olduğunu belirterek, Saraybosna Kantonu da SDA’nın elinde olması durumunda dünyanın en büyük şehirlerinden birinin belediye başkanının Saraybosna’dan hiçbir resmî temas gerçekleştirmeden döneceğini ekledi.

Son yıllarda AKP’nin SDA ve SDA lideri Bakir İzzetbegoviç’e açık destek vermesi, Bosna’nın iç politikasına bu destek vasıtasıyla sürekli müdahalede bulunması SDA’lı olmayan Bosnalılar ve hatta kimi SDA’lılar tarafından bile tepkiyle karşılanıyor.

Skaka iddiaları reddetti

Skaka ise yaptığı açıklamada Naşa Stranka’nın olayı siyasileştirdiğini, İmamoğlu’nu kabul etmeme gibi bir durumun olmadığını iddia etti fakat İmamoğlu ile görüşmeme nedenine dair bir bilgi vermedi.

İmamoğlu İzzetbegoviç’in anıt mezarını ziyaret etti

Saraybosna’daki resmi temasların bir parçası olarak Alija İzzetbegoviç’in Kovaçi Şehitliği’ndeki anıtmezarını ziyaret eden İmamoğlu, mezarlıkta İzzetbegoviç ve Atatürk’ün zor koşullarda ülkelerine ışık tutan önderler olduğunu belirtti.

İzzetbegoviç ise Türkiye’nin laikliği seçerek Osmanlı mirasına ve dolayısıyla İslam Dünyası’na zarar verdiği gerekçesiyle Atatürk’e karşı olmasıyla biliniyordu.

Kaynak: Halk TV

 

%d blogcu bunu beğendi: